5 FAHİŞEM +18

1480 Words
Arabaya bindik evime doğru ilerliyoruz. "Tamam evim burası, siz bekleyin ben hemen geliyorum." İndim aşağı eve doğru yürüdüm. Kapım açıktı, kanepenin üstünden telefonu, çantamı aldım. Dönecekken o da gelmişti. "Siz niye geldiniz ki?" Evimin o halini görmesini istememiştim . " Evini merak ettim, "dedi. Şaşkınlıkla, " Neyini merak ediyorsun. Bir kanepe üç beş kıyafet, eski bir buzdolabı. Gördün işte, daha bir ay oldu. Hepsini yavaş yavaş yapacağım" Bana acıyor gibi baktı. "Ferhat bey , ben iyiyim kimse bana acımasın. O bakışlarınızı lütfen geri çekin!" Sabah çok ateşli, tutkulu bakan sanki kendisi değildi. Bakışlarını artık çözebiliyordum. Ve acınılmak hiç hoşuma gitmedi. Telefonumu, çantamı aldım. Arabaya bindik. Çalıştığım restorana gittik. Arabadan inerken, Ona doğru dönüp, "Yine de her şey için teşekkür ederim, sayenizde Murat'ın yüzünü görmüş oldum. Artık onu beklemeyeceğim kendime yeni bir hayat kuracağım." " İhtiyacın olursa... " diye telefonumu aldı. Kendi numarasını girdi. Sonra çaldırdı. Kendisi gözümün önünde telefonuna kaydetti. " FAHİŞEM... " Gözlerim yuvasından çıkacaktı. Bile bile bana göstererek yaptığı bu tavrı... Sinirim tavan yapmıştı ama belli etmeyerek... "Siz Ferhat bey, inşallah sizin telefonunuzu hiç çaldırmayacağım ki bu kaydı görmeyin..." dedim yüzümü buruşturarak. Bende onu kaydettim. " ECELİM..." Bu niye der gibi baktı. Kaşı, gözü ayrı oynuyordu. "Bir gün sizin fahişeniz olacağımı sezersem olacak olan..." Arabadan indim. Arkama bile bakmadan restorana girdim. Patron gördü. "Bahar sen iki gündür neredesin ?" dedi yüksek sesle. " Patron rahatsızdım özür dilerim." "Sen gelmedin, aradık ulaşamadık. Senin yerine başkasını aldım. Disiplinsiz çalışarak seni çok bile tuttum." (Bittin Bahar işsizsin...) Elime zarfı uzattı. " Bu haftalığın." "Tamam abi hayırlı günler." Kabulleniş... Sokağa çıktım. İş aramam lazımdı. Boş boş sokaklarda gezindim. Bileklerimi görende intihar etmiş, psikopat diye düşündükleri için iş vermiyorlardı. İlk markete uğradım bir iki yiyecek birşey aldım. Sonra evime geçtim. Aldığım zeytin peynir, çay, ekmekti. Hemen ocağa çay koydum. Bir şeyler yedim. Karnımın doymasıyla kendime geliyordum. Kanepede uyumuştum. Kapının sesine uyandım. Yine mi diye sıçradım. Baktığımda, Murat... Güzel bir dayak yemişti. Onu öyle görünce mutlu oldum. Pislik herif benim hayatımı mahvetti. Kapımı kırdıkları için onun girmesi de zor olmadı. Üzerime yürüyor... " Sen Ferhat'ın koynuna mı girdin, fahişesi mi oldun ?" dedi. O kadar yüksek sesle bağırıyordu ki, öfke vardı. "Ben bir aydır sikemezken..." Bende bütün öfkemi ona kusuyordum. " Pis adi sen ne diyorsun?" " Beni sen satmadın mı, niye soruyorsun?" "Acaba ne yapabileceğimi zannettin ? " "Ölürsün yine de vermezsin diye düşünmüştüm..." Bir birimize bağırıp duruyorduk. " Senin borcun için ben niye ölüyorum?" Üzerime geldi. "Madem yollar açıldı, bana da siktirirsin, " dedi. Şaşkınlıktan ilk önce tepki veremedim. Saldırmaya çalışıyor. Dayak yediği için gücü kalmamış, ama yine de erkek gücü vardı. " Murat git istemiyorum. " Bileklerimden bir şey de yapamıyordum. Öpmeye zorluyordu. Ben direndikçe tokat attı. "Seni sikmeden bırakmayacağım." Onu ilk kez böyle görüyordum. Yere itti üzerime çıktı. Bu iğrenç yaratığı ben bir zamanlar sevmiştim... Üzerimi yırtmaya çalışıyordu. Tişörtümü yırttı. Ne yapacağımı bilmeden şok etkisinde kalmıştım. Panik oldum. Vücudum titriyordu. Pantolonuma el attı. O öfkeyle tekme attım. Telefonumu alıp kendimi mutfağa kilitledim. İlk aklıma Ferhat geldi. Zaten başka kimsem yoktu. Polisi arayamam ailem duyabilirdi. Telefon çaldı. Açtı. Ben korku ,panik, öfke... "Bu kadar hızlı arayacağını düşünmemiştim," dedi. "Bende. Murat evimde bana saldırdı tecavüz etmeye kalktı. Lütfen beni kurtar ! " sesimin yettiği kadar bağırmıştım. "Tamam hemen geliyorum." Kapıyı açmaya çalışıyordu. " Kırarım aç kapıyı! " Yumruklar ,tekmeler atıyordu kapıya. "Seni sikmeden gitmeyeceğim." Duyduklarım yaşadıklarım çok fazlaydı. Elime bıçak aldım bende, ya onu ,ya kendimi hangimize gücüm yeterse bekliyordum. Bir süre sonra , mutfağın kapısını da kırdı. Yüksek sesle, " Benden uzak dur Murat. Git, seni istemiyorum." Elimdeki bıçağı ona savurmaya kalktım. Elimden aldı. Odaya sürükledi beni yere savurdu. Üzerime tekrardan çıktı. Bağırıyordum. Bıçağı boynuma dayadı. " Kıpırdama öldürürüm." Gözleri ateş saçıyordu. Pantolonumu indirmeye çalışıyordu. Üzerimdeki tişörtü, sutyeni elindeki bıçakla kesti. Üst bölgem tamamen açıktı. Pantolonumu çıkardı. Külotumda kesti. Bağırmaktan başka bir şey yapamıyordum. Kendi soyunmaya kalktı. O da çıplaktı. Artık her şey benim için bitti. Benim ilk sevişmem tecavüz mü olacaktı? Bütün vücudum titremek, ağlamaktan başka elimden gelen bir şey yoktu. Hayallerini kurduğum adam benim bitişime vesile ... O da yetişemedi... "Murat öldür beni, iğrençsin seni istemiyorum. "diye bağırdım. Öldürsün... "Sen onun fahişesiysen benimde ol. Bunca zaman bekledim." Resmen çıldırmıştı. Daha da yapıştı üzerime sadece içime girmesi kalmıştı. Vücudumu boynumu öpüyordu. Ayaklarımla tepiniyordum yapamasın diye... Kapı sesi. Ferhat yetişti. Ama ben bu halde. Diğer adamlar yoktu. Tek başına gelmişti. Bu adamı göreceğime hiç bu kadar sevinecegim aklıma gelmezdi. Ben o anın şokuyla, etkisiyle donup kalmıştım. Sadece cenin pozisyonunda ağlıyordum. Onların sesi, kavgaları. Her şey çok fazla geliyordu. Yaşadıklarım çok ağırdı... Ses kesildi ama kim kazandı bakamadım bile... Çok korkuyordum. Sonra bana bir el yine dokundu. "Hayır..." diye kendimi geri çekmeye çalıştım. Üzerime bir örtü sarıyordu. Baktım Ferhat. Hemen sarıldım. Kucağına aldı beni, üzerim sarılı kanepeye oturtturdu . Mutfaktan su getirdi. " İç, " dedi. Bir yudum zor aldım. Titriyordum. Baktım Murat yerde çırılçıplak baygındı. Daha çok korktum. Sarıldı bana "Geçti, korkma buradayım." Onun kollarında kendimi güvende hissediyor ve içimde bir şeyler oluşuyordu. Titriyor ve ağlıyordum. Bir süre konuşamadım. Adamlarını aradı. "Murat'ı gelin alın, "dedi. "Kıyafetlerin nerede?" diye sordu. Ben çıplaktım. Üzerimde çarşaf. Ayağa kalktım. "Kalkar mısın ?" dedim. Kalktı, kanepeyi açıp altından kıyafetlerimi aldım. Mutfağa gittim, kapıyı örtmeye çalıştım, ama o kapıda kırıktı. Üzerime bir şeyler giyindim, ama ne giyindiğimin bende farkında değildim. Odaya geri gittim. Adamları Murat'ı götürmüştü. " İyi misin ?" dedi. " İyi olacağım, " dedim. "Çok teşekkür ederim, " dedim sarıldım. Sarılı halde kaldık biraz. Sonra" Özür dilerim," dedim. "Niye diliyorsun ?" dedi. Ela gözleri gözümü buldu bırakmadı. "Benim gibi biriyle uğraşıyorsun." "Senin gibi biri derken ?" Şaşırmıştı. "Dün intihar, bugün tecavüz..." Sakin bir halde, "Yapamadı diye düşünüyorum?" dedi. "Hayır, yapsaydı öldürürdüm, ya onu ya kendimi. " "Sen yetiştin ama çok korktum." dedim titrek ses tonumla . Ağlıyordum. "O ,ona ne yapacaksınız?" "Kıyamadın mı ?" dedi. Çok sinirlendim neyine kıyamayacağım acaba! Tokat attım Ferhat'a . " Öldürün onu umurumda bile değil, bir daha karşıma çıkmasın diye sormuştum. Zaten senin yüzünden oldu her şey..." dedim. " Ben ne alaka ?" Birbirimizi şaşırtıp duruyorduk. " Benim koynuma girdi , benim fahişem oldu demişsin. Ona siktirdin, benden niye bunca zaman sakındın diye saldırdı." Ona da vurmaya başladım. " Bütün erkeklerden nefret ediyorum, "diye ağlıyordum. Sarıldı "Bırak beni, dokunma bana! " dedim. . . . . "Çok yorgunum gidebilir misin?" Elimle dış kapıyı gösterdim. "Nasıl burada mı kalacaksın?" " Evet burası benim evim..." "Murat'ı siz halledin bana yeter! " "Emin misin?" Etrafa bakınıyordu. "Evet." Ayağa kalktı " Bugün burada kalamazsın." dedi bütün kırık kapıları eliyle gösterdi. "Niyeymiş o?" "Bütün kapılar kırık. Değiştirilmesi gerek adamlarım halletsin." " Senin adamların kırdı ilkini, bunu da o kırdı. *** Ya seni arayacak fırsatı bulamasaydım? Yada sen açamasaydın? "... *** " Otele götüreyim mi seni?" dedi. "Olur bugünlük, ama yarın evimde olacağım." "Tamam sen nasıl istersen?" Çantamı aldım çıktık. Arabasına bindik. Oteldeki 202 numaralı oda. "Teşekkür ederim, " dedim kapıda. "Bende giriyorum." Şaşırdım. " Nasıl ya, sen niye?" " Bir şey olmayacak biliyorsun, girsem ne olur ki?" Karşımda küçük çocuk oyuncağını ister gibi konuşması, çok komik ve tuhaftı. Bende ona alışmaya mı başladım bilmiyordum? " Tamam gel ." Gülümsedi bende ona gülümsedim. Odadayız. Direkt yatağa gittim. Uzandım. "Uyumak istiyorum." " Bende yanına uzansam, sadece uyuyacağız. " dedi. "Mesafeli yat! " Yatağın birer kenarında uzandık. Uyumuştum. Beni sarsıyordu. " Dokunma bana, " diye bağırdım. "Kabus görüyordun uyandırmak istedim." dedi buruktu. Çok terlemiştim. " Ben duş almak istiyorum, ama kapı yapıldı mı?" "Bakıyım, "dedi. Ayağa kalktı, banyoya ilerledi. Bakınca, " Yok olmamış. Sen rahat ol, yap duşunu, ben bakmam biliyorsun! " dedi. " Yok bilmiyorum. Ama sana güvenmeyi tercih ediyorum..." Kalktım bileğimdeki sargıları çıkardım. Banyoya girdim. Duştan çıktım. Bornoz üzerimdeydi. Ne giyineceğimi düşünüyordum. Ferhat seslendi. " Kıyafet getirttim sana bunlardan giyin istersen." Banyodan bornozumla çıktım. Yatağın üzerinde yazlık pijama takımı vardı. " Çamaşırlar kutuda, " dedi. Öyle söylediğinde ona doğru baktığımda beni süzüyordu. Etkilendiği çok barizdi. "Teşekkür ederim. " Banyoya geri döndüm. Üzerimde pijamalar ama onda takım vardı. " İstersen sende rahat giyinebilirsin." "Hiç söylemeyeceksin zannettim. Çok terledim gömlekle, " dedi. Kalktı hemen duşa girdi. Saçlarımı kurutmam lazımdı. Saçım uzun olduğu için, Ferhat'ın banyodan çıkmasını bekledim. Yine havluyla çıkmıştı. Hiç bakmadan banyoya geri döndüm. Saçlarımı kuruttum. O da üzerini giyinmişti. "Aç mısın?" "Değilim." Yatağa geri döndüm tekrar uzandım. Elimde telefon ailemin resimlerine bakıyordum. " Bende bakabilir miyim? "dedi Ailem bana söz kesmişti o resimlerde vardı. " Salih bu mu? " diye gösterdi. " Evet o sözden üç gün sonra kaçtım. Çok pişmanım... " " Pişman olma kaderin diye düşün! " dedi. " Kaderimde burada seninle olmak mı varmış? " Sırf saçmalamak için sorulan bir soruydu. Güldü. " Neden olmasın? " " Ben kendi kaderimi kendim yazacağım. Kimsenin eline bırakmayacağım. Bir erkekle bir daha hiç işim olmaz... Bütün erkeklerden nefret ediyorum... İlk nefretim babam, ikincisi Murat, üçüncüsü sen..." Yüzüne bakarak öfkemle söylemiştim. Şaşkın bir şekilde bana bakıyor. " Ben niye?" Masum mu zannediyor kendini beni kurtardı diye... " Telefonundaki kaydına bak çok düşünmene gerek yok..." diye sitem ettim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD