10. Bölüm

2019 Words
Merhaba lar.... Albert ağzından  2 hafta geçmişti ilaçlar bugün dozajı artırılacak tı sonunda deneyler olumlu yanıt vermiş ti ama Elif'in küçük bedeni dayanacak mi bilinmiyor du. Sabaha doğru en baş doktor olan Hanna rentla iğneyi uygulamaya gelmişti  *Albert bey siz dışarıda bekleyin lütfen * *Ne olursa olsun ben bu kızın yanında olacağım* *Lütfen* *Yap işini doktor * dediğim de doktor sinirlenerek masanın üzerinde duran ilaçları hazırlamaya başladı. Kolunu hafif ce açıp damara enjekte etti ilacı  *1 saat içince kendine gelecektir geçmiş olsun* diyip umursamayarak çıktı ve gitti sinirlensem de birşey demedim.  1 saat sonra  Gözlerini bir kez açıp geri kapayan kıza baktım güneş ışınları içeri giriyor du perdeleri kapattım  *Hadi aç gözlerini elif yeter artık * dedim umutla tek gözünü açıp ortalığı kontrol eden kız diğer gözünü de açtı  *Su verirmisin* dedi dudaklarını kıpırdatarak su bardağı ni doldurdum verdim bu kız suyu çok seviyordu çünkü koca bardağı bitirip ağzını sildi  *Neden uyanman bu kadar geç oldu * *Ne kadar uyuyorum ki * 2 hafta 1 gün dür uyuyorsun * *Beni mi ozledin sen * diyince güldüm gerçekten özlemiştim  * Ozlemesem burada olmazdım * dediğim de kıkırdadı  Doktor lar başına geldiğin de son kez kontrol ettiler ve artık ilaçları direk olarak damardan enjekte edilecek ti vücut ilaçla uyum sağlayan kadar, doktorları dinledikten sonra odasına gidebilir dediklerinde ric tekerlekli sandalye ile geldi yavaşça oturttum ve sürmeye başladım.  Rosa nın ağzından  Gözlerimi açtığımda resmen güneş direk beynimi yakmıştı gözlerimi hızla kapatınca aşık olduğum adam hızla perdeleri kapattı ve bende açtım gözlerimi özlem vardı içimde sarılmak istiyorum ama çok halsizim yorgunluk vardı üzerimde iki haftadır uyuyormuşum ne olduğunu bilmiyordum doktorlar açıklama yapana kadar artık ilaçlara alışan vücudum yetersiz kalmış ve dozajı artarak damardan enjekte edilecek miş. Artık ignelerden ilaçlardan öyle sıkılmıştım ki keşke ölsem dedim her bayıldığım da üzerim de ki bu yorgunluk tan bıktım konusamamak tan bıktım bir tükenmişlik vardı üzerim de . Çocuklar da yanıma gelip bende ki mutsuzluğu anlayıp biraz oturup gittiler Albert yanımdan bir an için ayrılmıyor du gözlerim doldu ve ağlamaya başladım, Albert ne olduğunu anlamadan bana baktı  *Ne oldu * *Albert keşke ölsem diyorum artık bu bayılmalardan ignelerden herşeyden bıktım artık sınır noktasına geldim sanırım sevdiğim adama bile yaklaşamıyorum ilk uyandığımda seni yanımda gördüğüm de sana sarılmak istedim ama kolumu bile kıpırdatmaya halim yok sevmiyorum bu hayatı artık neden Allah canımı almıyor ki * diye isyan ederken Albert yanıma yaklasamadigi için yumruklarını sıktı ben hıçkırarak ağlıyordum  *Ağlama artık * diyen adamı dinlemedim kendime biraz biraz geldiğim de toparladım kendimi göz yaşlarımı sildim ona gülümsedim * Ağlamak içimi ferahlatti *  * Ağlama dan hoşlanmıyorum*  * Biliyorum ama gerçekten çok iyi geldi*  *Bugün buradan çıkalım sabaha kadar gezdireyim seni ne dersin *  * Bugün olmaz çok halsizim Albert* dediğimde kafasını salladı tamam anlamında  Gözlerim kapandigin da dünyaya mola veriyordum sanki, gözlerimi açtığımda hâlâ sabah ti anladım ki gün boyu uyumuşum bugün daha iyiyidim sanki ve yerimden kalktım ric te kapımı tıklatıp bekledi. Gidip kapıyı açtım içeri gelen ric elinde şırınga ile girdi ben sandalye ye oturdum kağıda birşeyler yazdım verdim. *Kahvaltı yapmadım ki * okuduğunda hatırlamış gibi bana baktı ve  *Tamam önce kahvaltı yap daha sonra yine gelirim ben olur mu * tamam diye kafamı salladım Üzerimi giyinip yemekhane ye doğru ilerledim. Kapıyı açınca yine herkes bana bakıyordu Albert te yine yerinde oturmuş kahvesini yudumluyor du. Bana baktı hafif ce dudağı kıvrıldı bende güldüm ve kahvaltı lik ları alıp bizimkilerin yanına geçtim. Gülümsedim ve günaydın yazarak verdim hepsi günaydın diyince çok acıkmıştım  *Elif iyisin demi * diyen Eva ya güldüm evet anlamında kafamı salladım  *Çok korkuttun bizi elif * diyen Jasmine baktım samimiyet le bakıyordu  *Çok iyiyim dün biraz halsizlik var dı ama bugün daha iyiyim sizin gibi dostlarım olduğu için çok şanslıyım* diye yazdığım da gülümsedik ve kahvaltı ya devam ettim kahvaltı bittiğinde odama çıktım. Ric ise hemen geldi yanımda baş doktor Hanna rentla la da gelmişti ve iğneyi o yaptı  *Canım bir kaç gün içinde eğer bir sorun çıkmaz ise ilaç olarak kullanmaya devam edeceğiz ve o sorunlu sevgilini uzak tut * diyince güldüm Hanna hanım da güldü  *Çok çektirdi sevgilin gerçekten bize * diyen ric te Anlı'nı ovaladı çıkıp gittiklerinde bende biraz dinlenip aşağı indim. Yine aynı yerlerine geçen Eva larin yanına bende geçtim. Oturdum yanlarına yine konu anahtar idi  *Hâlâ anlamadınız mı anahtarı * diye yazdim  *Sen öyle olunca biz hiç birşey düşünemedik O yüzden askıya aldık, şimdi düşünüyoruz ne zaman planı devreye sokalım diye * *Kusura bakmayın lütfen * *Ne kusuru dostum iyimisin * diyen Robert güldü uzunca bir konuşma ardından plana karar verdik ve akşam yemeği ne geçtik Albert bugün hiç yanımıza uğramamış tı yemek te de olmayan Alberti merak ettim. Yemek yiyip biraz daha dışarı çıktık Sarah hâlâ gelmemiş Jessica duruyor du çok sevecen di aslında benim le ilgileniyor çok iyi davranıyor du. Müdür Benjamin ve yardımcısı Angelina hanım blok f ye doğru gidiyorlar dı sağa sola bakarak giderken birşeyler konuşuyor lar dı. Eva yerinden kalktı peşlerine takıldı. Biz de kalktık peşlerinden yavaş yavaş giderken  *Benjamin çok tehlikeli bu iş biliyorsun demi * *Angelina bir düşün bu ırkı yaratıp bütün erkek mahkumların üzerine salacağız kadınlar kalacak * *Benjamin peki bizler ne yapacağız * derken mağara gibi bir yerde durdular o kadar yürümüştük ki artık nefes nefese gidiyor dum . Mağarayı yı açtılar şifre sistemi ile içeri girdiler ve direk olarak kapattılar kapıyı biz şoklar içinde Birbirimize bakarken bir ses daha duyduk  *Lânet olsun bu işe girdiğim güne bunların resmen ayakcısı oldum * diye küfürler savuran Lui gidiyor du o da şifreyi girip kapıyı hızla kapattı.  *Ah neler oluyor gerçekten anlamıyorum ne ırkı yaratmasi * diyen Eva şaşkındı  *Bekleyecek miyiz burada şimdi yoklugumuzun farkına varirlar * *Hadi gidelim * diyen Eva nin peşine takıldık ve okula doğru yürüdük bu yer ta en uç noktada idi yani okula bayağı uzaktı bir de kulübe vardı işler burada aşırı karışık ti dışarıda kimse kalmamış ve tam güvenlik lerin değişim saati idi koşar adım lar la içeri geçtik görünmemeye çalışarak odalara girdik Albert balkonda sigara içiyor du  *Nerdesin sen kadın * diye bana baktı ben korku ve endişe ile nefes alıp verirken spreyi mi sıktım Albert yine ne yaptın dercesine bana bakarken ben de yatağıma oturdum  *Biz dışarıda çocuklar ile oturur ken müdür Benjamin ve yardımcısı Angelina blok F ye doğru gidiyorlar dı. Eva da peşlerine takıldı ve bizde kalktık yerimizden onları takip ettik ve çok uzun süre bir yol yürüdük, bir mağara gibi yere girdiler son derece güvenlik li ve kilit sistemi ile korunuyor du ve hiç bir şekilde okulla yakından uzaktan ilişkisi yok, ve şey yeni bir ırk diyorlar di onları geliştirip erkek mahkumların üzerine Salacak lar mış ve daha sonra da bayan Lui homurdanarak oda girdi bu üçlü çok tehlikeli Albert* dediğim de bu adam yine niye sinirlendi diye düşünüyordum  *Senin ne işin var takip le felan aha sizi yakalasar ne olacaktı elif bak gerçekten sen içerde iken daha iyiyidin ajan misin dedektif mısın nesin elif birşey olsaydı sana Dun hastaneden çıktın ve Hanna rentla sana stres kesinlikle yok diye üstüne basa basa uyardı ama yok nerde bir tehlike var elif hanım başta bayrak sallıyor * diye sinirle konuştu aslında haklı idi ama konu şuan da bu değildi. Sustum birşey demedim bu aygır sinili olunca birşey demek akıl işi değil di ama ben onu sinir etmeye bayılıyorum oturduğum yerden kalkıp gülümsedim  *Sen yanımdasın beyefendi bana birşey olmaz * diyip kendimi kucağına atlarken buldum ben kahkaha atarken Albert ise sabır dileniyor du .  *Sabrımı çok zorluyorsun kadın *  *Biliyorum * dedim sarıldım Albert te gözlerini kırpmadan bana bakıyordu heyecan lanmaya başladığım da kalbimde acı da başlıyor du ama umursamadım dudağına öpücük kondurup Albert daha fazlasını ister gibiydi dudağımı öpünce ben geri çekildim ve büyü bozuldu. Acı içinde gözlerim doldu ama belli etmedim uzaklaşınca yavaş yavaş acısı da dinen kalbime yumruk atmak istedim  * İkimiz içinde zor ama elif başaracağız sen sakın üzülme * dedi gülümsedim yatağıma uzandım artık sonbahar geliyor du pike mi örttüm ve uyudum  Sabah erkenden uyandim Albert yine iki büklüm uyuyor du içim acıdı ama birşey demedim yüzüne dikkatle baktım kaşları çatık bir şekilde uyuyor du yüz çehresi çok güzel di. Elimi kaldırıp yüzüne sürdüm kirli sakallı idi dokunur dokunmaz uyandı bana baktı * Sen sabahın köründe niye uyanıyorsun kadın uyu dinlen * * Hadi git yerinde yat tutulur her yerin * * Sen beni dert etme *diyip gülümsedi ve gözlerini kapadı. Bende ona bakmaya devam ettim uykum kaçmış tı ona bakarken uyuya kalmışım bende. Yine 11 gibi uyandım Albert çoktan uyanmış gitmişti bende hazırlanıp yemekhane ye indim bizimkiler de kahvaltı nin sonlarına gelmiş ti. Bende birşeyler atıştırdım herkes hâlâ daha dünü düşünüyor du. Eva soğuyan kahvesinden bir büyük bir yudum içti  *Beyler bayanlar bu yeni ırk saçmalığı çok canımı sıkıyor bide duydunuz ya sadece erkekler kadınları ne için kullanıyor lar * *Yeni ırkı doğuracak biri lazım * diyen Jasmin di Eva nin gözleri açıldı haklı idi bu ırk lari doğurmak için kadın gerekti.  *Çok haklısın aşkım kadınları en başından beri öldürmüyor lar ama doğuran kadın lar ne oluyor * *Ah basım çatlıyor * diyen de Jessica idi saçların dan sinirli idi. Herkesin sinirleri hat safhaya ulaşmış tı benim de öyle idi gerçekten  *Peki biz ne yapacağız fakinda iseniz biz bir avuç insanız * diye yazdım verdim  *Çürük haklı ne yapmamız lazım ki hepimiz burada yeni ırk doğurup gideceğiz galiba * *Ne ara Jessica gittide sen geldin Sarah * *O korkak hemen kaçtı * diyince oturduğum da Jessica idi nerden gitti nasıl oldu fark bile etmedik.  *Ben elin ırkını dogurmam* diyen Jasmine güldük hep birlikte biz gülüyorduk ama neydi nasıldı bu şeyler  *Anahtarı almamız lazım, ve o mağaraya girmemiz lazim* diye yazdım verdim  *Bugün anahtar işini halledelim hadin bakalım * diyen Robert tin konumu ile hep birlikte kalktık değişimlerine çok az kalmış ti biz guvenliklerin olduğu kata çıktık Eva anahtarı alacaktı çünkü hangisi olduğunu o biliyor du.  *Plan değişti kızıl sen hastalanıyor sun, Jasmin le Robert tartışıyor bende anahtarı alacağım * dediğin de hepimiz komutuna uyarak ben hastalandım ve düştüm Sarah benim yanıma geldi *Çürük kalk lan uyan hadi * *Sen ne biçim insansın Robert sana güvendiğim güne lânet olsun* *Kes be asıl ben sana nasıl güvendim * diye curcuna olunca güvenlik ler Çıktı dışarı bizimkileri ayırmaya çalışıyor lar biride yanıma geldi Eva hemen anahtarı almış çıkmıştı. Güvenlik ler zar zor Jasmin ve Roberti ayirttilar bende yalandan uyandım kendime gelmiş gibi oturdum Sarah benim koluma girdi *Özür dilerim sevgilim beni affet * *Bende özür dilerim hayatım * diye onlar da yalandan sarıldılar ve barıştılar. Eva yavaş yavaş yanımıza geldi benim diğer koluma da o girdi yavaş yavaş indik güvenlik ler de şaşırmış tı  *Aldın mı * *Tabiki kızım * diyen Eva güldü akşama yine ajanlık vardı güldüm bana baktılar yine niye güldün diye  *Ajanlık var bugün * dediğim de herkes güldü bugün soğuk tu biraz hava kararmış yağmur yağacak gibiydi  *Bugün yağmur yağarsa gidecekmiyiz * diye yazdım  *Kızıl yağmur yağsın da işimiz daha kolay olur çünkü güvenlik çok olmaz * *Himm * diyerek yazdım verdim bugün giydiğim hırkayı çektim biraz daha üzerime gök yüzüne doğru kafamı kaldırdım hâlâ bizimkiler plan yapıyor du . *Güvenlik leri ne yapacağız * *Öldürelim gitsin ne yapacağız * diyen Sarah tı  *Ne öldürmesi Sarah sadece bayıltma mız yeterli olacaktır. *Kim bayıltacak * *Sen ve Robert çünkü biz dövme işini yapmayız * *Niye Robert le ben günlük adam mı dövüyor uz şapşal sevgilim * diyen saraha gülerken Eva yüzünü buruşturdu. Ben kahkaha attım kafama bir tane geçiren Eva ya hâlâ gülmeye devam ettim  *Robert aşkım sadece bayiltacasiniz bak Sarahın öldürmesine izin verme * *Abi ben günlük adam öldürmüyorum * Jasmin gülerek ona baktı  *Tabiki biliyorum da sadece uyarı mayetinde canım benim * *Ben gidip dinleneyim bari 12 de buluşuyoruz demi * diyen Sarah bize baktı  *evet dostum yanlız biz 23:40 da ineceğiz adam dovecegiz * *Tamam be * diyip saçlarını savurarak gitti bizde biraz daha otururken Albert sigarasını içerek geliyordu yine  *Selam dostum * diyen Roberte baktı  *Selam ne yapıyorsunuz yine ajanlar * *Bir şey yapmıyoruz öyle oturuyoz * dedim  *İnanayım mi * dedi kafa salladım *Abi bu dudak okumayı bende öğreneceğim * diyen Eva kafasını salladı  *Niye ben anlıyorum ya ne gerek var size, sizde zaten yazarak anlasiyorsunuz * diyince Eva sustu ve de burun kıvırdım .....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD