20. Bölüm/ İki Avcı Kaç gün doğumuna ve kaç gün batımına şahit olmuştu bu oda, artık saymayı bırakmıştı. Çaresizce günlerin doğup, batışını öylece izledi Umay. Umudu her geçen gün azalıyordu bu adamın onu bırakmasını ya da amcasının onu bulmasını bekliyordu ama ne gelen vardı ne de onu serbest bırakan. Umay bu odadan dışarıya çıkmıyor daha doğrusu çıkamıyordu. Sorularına bir cevapta bulamıyordu. Yorulmuştu artık... Ruhu bu odanın içinde kayboluyordu sanki... İçinde bitmek bilmeyen bir enerji varken şimdi tükenmiş hissediyordu… Sanki üzerinde seksen yaşında bir ihtiyarın bıkkınlığı vardı. Ne yapmıştı ki sadece birinin hayatını kurtarmak istemişti. Bu onum mesleği idi. Nasıl o adamı orada yaralı bir halde bırakıp hiç bir şey olmamış gibi geri taksiye binip gidebilirdi ki. Bu imkan

