"Sen çok değişik bir adamsın." diyerek Alaz'dan tamamen uzaklaştım, o neden diye sormadan hızlıca devam ettin. "Bir gün dünyanın en gaddar adamısın diğer gün çok anlayışlısın. Bilerek yapıyorsun değil mi? Bakışları birkaç saniye boyunca yüzümde dolandı sanırım o da kendisini anlam veremiyordu çünkü bana iyi davranmak aklının ucundan geçmemeliydi. Hem de bu kadar nefret ediyorken. "Ben hiçbir zaman anlayışlı olmadım, ağladığında çok çirkin ve çekilmez oluyorsun sadece." Başımı aşağı yukarı salladım, zaten her şeye bir kılıf bulacağı belliydi o yüzden diretmeyecektim. "Ben aşağı ineyim, annene yardım ederim." Yanından geçeceğim sırada bileğimi kavrayarak beni durdurdu ve birbirimize bakmıyorken, görünmez ama aynı çizgiye basarken mırıldandı. "Annemle yakınlaşmayı aklından bile geçirme

