Ecrin Ergani Elleri sırtıma doğru kaydı, duvar ile arama girerek sütyenimin klip-sine ulaştı. Karanlığın bizi çarşaf gibi örttüğü, ayağımızın altında ceset yiyen bir mezar değil de çiçek veren bir araziye dönüştüğü bu saniyelerde artık ondan kaçışın bile onun yollarına serilişimin resmi olacağını biliyordum. Sütyenin klipsini açmasıyla, sütyenin omuzlarımdan kayması bir oldu. Göğüslerim, soğuğun dokunuşlarıyla dirileştiler. Göğüs uçlarım, onun çıplak göğsüne baskı uyguladığında o benim çıplak tenime değil, boynumda çarpan damara bakıyordu. Beni yavaşça duvardan ayırınca çıplak göğüslerim tenine diken gibi battı. Kollarının arasında sımsıkı tuttuğu bedenimi ortaya kadar taşıdı, ardından yavaşça dizlerinin üzerine çökünce uzun, siyah saçlarım arka-ya doğru düşerek yere salındılar. Gözler

