Ayna terapisinin ardından geçen 48 saat, Ahmet için hem duygusal bir arınma hem de fiziksel bir hazırlık süreci olmuştu. “K”nin gönderdiği yeni vaka adresi zihninin bir köşesinde duruyordu, ancak önce aynada gördüğü şeyi anlamlandırması gerekiyordu. O küçümseyen yansıma, sadece bir halüsinasyon değildi. Ahmet’in kendi benliğinin reddettiği, bastırdığı bir parçasıydı – belki de en tehlikelisi. Dr. Gürman’ın “duygusal anten” teorisi, bu olayla birlikte daha da anlam kazanmıştı. Ahmet sadece dışarıdaki enerjileri çekmiyor, aynı zamanda kendi içsel enerjisini de dışarı yansıtıyordu. Ve o yansıma, canlı, etkileşimli bir şey haline gelebiliyordu. Bu içsel karmaşa sürerken, dış dünyadan bir destek eli uzandı. Leyla, Ahmet’in terapi sonrası sessizliğinden endişelenmiş, evine kadar gelmişti. Onu,

