Ceylan Birkaç saattir zihnim, o ormanda kaybolan ve sonra bir anda buharlaşan o iki gençteydi. “Muhsin Sardıç” ismi, kafamın içinde bir yere takılı kalmış, sürekli dönüp duruyordu. Tahir, Feyyaz’ın araştırdığını söylemişti, ama henüz bir şey bulunamamıştı. Bu sessizlik, içimdeki tedirginliği daha da artırıyordu. Kimdi o çocuklar? Neden kaçmışlardı? Ve en önemlisi, neden bizim karşımıza çıkmışlardı? Duştan çıktıktan sonra mangal için hazırlık yapıyordum ama düşüncelerim hep uzaklardaydı. Birden, dışarıdan araba sesleri ve heyecanlı köpek havlamaları duyuldu. Yüreğim yerinden oynadı. Bir an için, o tuhaf çocuklar geri dönmüş olabilir mi diye bir panik yaşadım. Ama hemen ardından, Tahir’in sesi ve diğer tanıdık sesler geldi. “Ay, geldiler!” diye mırıldandım kendi kendime, yüzümde sonunda g

