TAHİR Havanın ağır sessizliğini Ardahan’ın o soğuk, mekanik açıklaması böldü. Gökhan ve Yasemin. Ama onlara benzeyen hiçbir şey yoktu yüzlerinde. Sanki birer korkunç mumyaydılar. Ciltleri yamuk yumuk, dikiş izleriyle kaplı, renkleri mavimsi mor bir ton almıştı. Gözleri o deforme olmuş yüz hatlarında kaybolmuş gibiydi. Yasemin, Ardahan konuşurken hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, sesi boğuk ve acı dolu çıkıyordu. Gökhan ise öfkeyle etrafa bakıyordu. Gözleri o çirkin yüzünün ardından, saf nefretle parlıyordu. Babama, bana, anneme... Hepimize. Ceylan, arka taraftan hafifçe öne doğru eğildi. Yüzünde ne korku ne de acıma vardı. Sadece soğuk, keskin bir anlayış. Hafif ama herkesin duyacağı kadar net bir sesle konuştu, “Desenize, Allah çoktan belalarını vermiş.” Sözleri odada çınladı. Bazı m
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


