Merhaba!
Başlama saatinizi yazar mısınız. (12:54)
Bol bol yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın lütfen.
İyi okumalar.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
"Nasıl arkamdan iş çevirirsin lan sen. Hiç mi düşünmedin yakalanırsan senin canını okuyacağımı"diye oldukça gür bir sesle bağırdım.
Tek amacım önümde korkudan tir tir titreyen puştun yaptığı hatanın bedelini çekeceğini göstermekti.
Ben Arın Kandemir,ne kadar aile sevgisini iliklerime kadar hissetsem de sert bir yapıya sahip biriydim.
Önümde eğilen adama sert bir tekme atıp geriye düşmesini sağladım.
Arkamda duran korumalara baş işareti yapıp depodan çıkmaya başladım.
Yerde yatan it ona Zarar vermeden bırakacağımı zannetse de korumalar ne yapacağını çok net biliyordu.
Hazırda bekleyen arabamın arka koltuğuna oturup gömleğimin ilk iki düğmesini açıp gevşettim.
Oturuşumu daha rahat bir hâle getirip.
Şoföre ilerlemesi için komut verdim.
Hiçbir zaman kalbimin anahtarını vereceğim kimse olmadı hayatımda.
Ne kadar fazla kadınlar tarafından kur yapılsam da hiç birine asla karşılık vermedim.
Ne bedenen ne de ruhen hiç bir kadını kalbime almadığım gibi yatağıma da almadım.
Evim ve odam benim mahremimdi.
Ne zaman işte bu kız ne olursa olsun benim dediğim an o eve girecek ve ne olursa olsun çıkmayacaktı.
Babamın bir sözü vardır 'Adamlık bacak aranda ki mahreminde değil yüreğinde taşıyacağın bir mirasındır.' bu sözünü hep sevmişimdir.
Ülkemde ne kadar adamlıktan nasibini almamış piçler varsa o kadar onların eceli olacağıma yemin etmiştim.
Telefonumun çalmasıyla iç cebimde duran telefonumu parmaklarımın arasına aldım.
Arayan kişiyi görür görmez bekletmeden açtım.
"Oğlum "
"Efendim"
"Allah'ım ne bu rahatlık ya canını okuyacağım senin " diye annemin sitemli sesini duyunca ufak bir gülümseme peydah oldu dudaklarımdan.
Ne olursa olsun ne kadar sert olursam olayım sadece anneme ve aileme karşı sakin oluyordum.
Zaten anneller baş tacı yapılması gereken varlıklar değil miydi.
En güzel kokan,kırılgan ve narin bir çiçekten farksızlardı.
"Yine neye kızdınız hanımefendi? "
"Ha şimdide hanımefendi olduk tam oldu.
Ne olacak babanın inatçılığı, kardeşlerin beni zaten çıldırtırken bir de sana olan özlemim ağır basıyor.
İki haftadan beri yüzünü göremiyorum oğlum. "
Ah kesinlikle bütün hal ve hareketlerimi babamdan almıştım.
Annemde her seferinde babama çektiğimi dile getirip yakınırdı.
"Ne yapmamı istiyorsun anne"
"Eve gel yüzünü göreyim biraz.
Hem kardeşlerinden beni kurtarırsın."
Arkadan gelen sesler sanırım kardeşlerimin anneme isyan sesleriydi.
"Tamam anne geliyorum yarım saate orada olurum. "
"Tamam oğlum hemen gel, ay hadi beni oyalama daha yapmam gereken şeyler var. "
deyip telefonu yüzüme kapattı.
Kafamın iki yana sallayıp arabanın penceresini açıp kolumu açtığım yere dayadım.
"Selim eve gidiyoruz. "
"Sizin evinize mi Arın bey."
"Hayır ailemin. "
"Tamam Arın bey."
Kafamı arkaya yaslayıp şakaklarımı ovdum.
Eve gidene kadar dinlensem iyi olacak.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Evin kapısını çalıp bir adım geriye çekildim.
Kapıyı Hacer teyze açtığında ufak bir tebessüm gönderip içeriye girdim.
Seviyordum bu kadını kendimi bildim bileli bizimleydi.
"Hoş geldin oğlum. "
"Hoş bulduk Hacer teyze annem nerede? "diye sorarken bir yandan da üzerimde ki ceketi çıkartıyordum.
"İçeride senin gelmeni dört gözle bekliyor "
Tam içeriye doğru girecekken.
Annemin sıkıca boynuma sarılması bir oldu. Bende hiç zaman kaybetmeden sıkıca ellerimi beline doladım.
Gömleğimin ıslanmasıyla ağladığını anlamam pek uzun sürmedi.
Ne kadar ağladığına sinir olup bağırmak istesem de kendimi tuttum.
Annemi kendimden uzaklaştırıp göz yaşlarını sildim.
"Ağlaman için gelmedim anne ağlamayı kes. "
Omuzlarını silkip yüzünü astı.
"Sende özletmeseydin kendini, tabi ağlarım"deyip daha fazla ağlamaya başladı.
Derin bir nefes çektim içime.
"Anne ağlamayı kes giderim. "diye hafiften sesimi yükselttim.
Tam annem cevap verecekken arkadan babamın sinirli sesinin gelmesiyle oraya döndüm.
"Lan bağırma karıma"deyip anneme doğru ilerleyip kendine doğru çekti annemi.
Ne kadar yıllar onları olgunlaştırsa da
Aşkları ilk günkü gibi aynıydı.
"Yemin ederim Arın bir daha karımı ağlatırsan ya da bağırdığını duyarsam çekeceğin olur benden demedi deme "deyip annem döndü.
Annemi oldukça seviyordu ve bu durum beni oldukça tatmin ediyordu.
Annem ağlamayı kesmiş dik dik babama bakmaya başlamıştı.
Babamdan ayrılıp yanıma geldi ve tekrar sarıldı.
"Bağırma oğluma "deyince babam sinir olmuş olacak ki söylenmeye başladı.
"Hay senin oğluna kadını koruyoruz ama yok varsa yoksa oğlu "deyip söylenmeye başladı.
Annemin bu hareketiyle babama pis pis bakarken babam bakışlarımı görmüş tam üstüme atılacakken ondan önce davranıp annemi kolumun altına alıp salona doğru ilerledim.
"Söyle anne babam sana bir şey yapıyor mu korkma söyle bak direk götürürüm seni evime"deyip arkamı döndüm ve babama göz kırptım.
"Lan arın yeminle gebertirim seni bırak karımı, aklına da girme "deyip annemi kolumun altından çıkartıp kendine çekti ve içeriye girdiler.
Yıllar onlardan hiç bir şey götürmemişti.
Aksine daha da bağlamıştı.
Kafamı iki yana sallayıp arkalarından daha fazla bakmayıp içeriye girdim.
Tam koltuğa oturacakken bahçe kapısından giren üç ıslak sıçanı görmem ile yerimde durdum.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım!!!
Arından da bir bölüm sizlerle.
Kendinize çok iyi bakın.Görüşmek üzere.