Bade Türkoğlu’nun Ağzından “Tebrik ederiz” diyen kadına kibarca gülümsedim. Sabahtan beri yaptığım tek şey ciddi anlamda buydu. Gülümsemek! Hiçte benlik bir şey değildi. Gülmeyi sevmezdim ben “Bade! Can çekişiyormuş gibi durma lütfen” “Kusura bakmayın Bay Alassio ama sizin gibi her tarafa gülücükler saçamam” dedim en ters halimle. Adam resmen mutluluk perisi gibi bir şeydi. Yanımda durup sadece gülüyordu, yanımıza gelen yaş farkı etmeden her kadının ona olan flörtöz tavırlarını görmekte artık midemi bulandırmaya başlamıştı. Yan gözle baktığımda yüzünde gıcık bir gülümseme olduğunu görebiliyordum. Birden kulağıma eğilince ne yapacağımı şaşırıp biraz kendimi geri çektim “Bence de saçma zaten Il mio socio junior(küçük ortağım)” gözlerimi devirip elimin tersiyle göğsünden ittirdim “Bana şu

