14. BÖLÜM Anneannemin bu kadar kesin bir dille öfkesini dile getirmesi, iki taraf için de savaşın başlangıcıydı ama benim bunu durdurmam gerekiyordu. Köprü görevi yapmak için acilen bir şeyler düşünmem gerekiyordu. Önce anneannemin karşısına geçtim, korktuğumu belli ederek ona bakışlar attım. Amacım, kimsenin başına bir şey gelmeden bu işten kurtulmaktı. İnşallah kimse İngilizce bilmiyordur diye düşündüm ve anneannemin kulağına eğilerek: "Granny, calm down, I will come with you, but it can't be like this, give me some time." (Anneanne, sakin ol, ben de seninle gelirim ama böyle olmaz. Bana biraz zaman ver.) diye fısıldadım, duymadıklarını ümit ederek. Anneannem başını olumsuz anlamda sallayıp gözleriyle hayır işareti yaptı. Sarıldım ve tekrar kulağına: "Please grandma, we made a deal h

