48. BÖLÜM – Kılıç’tan… "Komutanım! El Malik hatta, sizinle konuşmak istiyor!" Hasan, nefes nefese kalmıştı. Elinde telsizi tutarken telaşla konuşuyordu. "Telsize sızmış… Kaptığım gibi getirdim," diye de ekledi hemen ardından. “Ver aslanım,” dedim. Ses tonum sertti, duruşumdan ciddiyet akıyordu. Telsizi elime aldığım gibi bağırdım: "Ne var lan, it!" Bizi dinleyen o herif adam bile sayılmazdı ama yine de içimdeki öfkeyi dışa vurmam gerekiyordu. "Komutanım, komutanııım..." Pis sesiyle yaygarayı bastı. "Sen benim silahları düğünde kaçıracağımı nereden öğrendin ha? Söylesene bana, kim verdi sana bu bilgiyi?" Sanki ona verecekmişim gibi, gevrek gevrek konuşuyordu. “Ne istiyon?” diyerek daha da sertleştim. "Komutanım… evlenmişsin… Karın da pek hoşmuş," dediğinde, içimde tuttuğum bütün

