Gözlerimi rahatsız eden güneş ışığı yüzümü huysuzca buruşturmama sebep olurken, gözlerimi yavaşça aralayıp başımı kaldırdım. Bu eve, bu yatağa hatta Karan'a yavaş yavaş alışmama rağmen, her uyandığımda nerede olduğumu kavrayamıyordum. Bir kaç dakika afallamış şekilde etrafa baktıktan sonra, başımı tekrar yastığa atıp tavana bakarak, dün gece yaptıklarımızı hatırlayıp sırıttım. Yüz üstü dönüp suratımı yastığa gömerek öylece gülmeye devam ettim. Bu çok başka, tatlı bir duyguydu. Bana dün gece ilk defa seni seviyordum dedi ve ben ona karşılık veremedim. Çünkü dilim tutulmuştu. Adam beni bir hareketi, bir kelimesiyle bile bembeyaz bulutların üzerine çıkarmayı başarıyordu. Kasıklarımda ki ağrılar bile bana tatlı geliyordu. Sanırım ben tam bir aptal aşığım. Aşkına karşılık görmekten daha güz

