Kurtarıcım, hayatım, nefesim… Kafasını olumsuz anlamda sallaya sallaya geldi. Küçükler birbirine girmişti. “Kızım, ben sizi Alaz’a yardım edin diye yolladım, şu halinize bakın!” Ebrar’a sitem ediyordu. “Ya ama anne?” “Kızım, kaç yaşına geldin, az arayı bulun.” “Aşkım, gel al bunları. Seni paylaşamıyorlar yine.” “Gelin bakalım buraya. Ebrar, Eren, siz de duanız bittiyse gelin alın kardeşlerinizi, arabaya geçin. Biz de duamızı tamamlayıp gelelim.” Eylül yoluna sokmuştu çocukları, onu dinliyorlardı. Yanıma geldi, oturdu. Duasını yaptı. Kendi babasının mezarına uğramıştı ilk önce. Ebrar ve Eren’i benim arkamdan yolladı. İlk babama, sonra anneme duasını tamamladı. “Senin konuşacakların varsa ben gideyim.” “Gitme, kal. Sen benim her şeyimsin. Babamgile de, bana da dünyada cenneti yaşattı

