Delicesine bakan gözlerine sessizce bakarken tedirgin bir şekilde yutkundum. Papatyaya uzanan elimi sıkıca tutup, Ramazan’a öfkeli bir bakış attı. “Benim karım papatya sevmez çocuk!” Rêzan’ın dudaklarından çıkan cümleyle gözlerimi irileştirip Ramazan’a baktım. “Karım mı?” Dedi Ramazan bana bakarak. “Karım ya!” diye karşılık verdi ve elimi sıkıca tutarak beni okulun bahçesinden götürmeye başladı. Durması için bileğine vuruyor bir yandanda bağırıyordum. “Bıraksana be!” “Yürü Rojbin!” “Rêzan!” Öfkeyle bağırdım artık. Etraftaki herkes bize garip bakışlar atıyor kimisi yaş farkımızdan vuruyordu. “Bu Rêzan ağa değil mi?” “Evet o!” “On altı yaşındaki kızla mı evlenmiş?!” “Yazık ya!” Rêzan’a öfkeyle bakarken bir yandan kızaran kolumu ovuşturuyorum. Bana öyle öfkeli bakıyor ki

