Heja'nın ağlamaları kesildiğinde onu yerden kaldırdım. Kızarmış gece karası gözleri nefretle bürünmüş halde bana bakıyordu. Bir şey diyemedim çünkü diyecek hiç bir şeyim yoktu. Onu her ne kadar aşağıya götürmek için zorlasam bile bunu istemedi artık onu zorlayamazdım. Zorda olsa bedenini kollarımla sarmalayarak ayağa kaldırdım. Hayvan herif suratına öyle bir vurmuş ki, kızcağızın yanaklarında beş parmak izleri çıkmıştı. Kolundan destek vererek yatağa oturmasını sağladım ardından üzerine kıyafet çıkardım. Kapı ardı ardına tıklandı ardından Azad ağabeyin sesi geldi. ''Heja müsait misin bacım? Misafirlerin gözleri seni arıyor.'' korkuyla Heja'ya baktığımda elini yanağına koydu ve irileştirdiği gözlerle bana baktı. ''Yenge, ağabeyim odaya girerse her şeyi anlar! Bir şey yap.'' dediğind

