Mirhan Babam resmen sinir uçlarıma ayaklarıyla basıp bir de üstünde tepinmişti. O susturucu sesi ve sert tavrıyla söylediklerini kabul etmemi bekliyordu. Bana kalırsa, onun dediği gibi bu meseleyi aile içinde kapatmak, sadece daha büyük bir rezalete zemin hazırlardı. Öfkem o kadar büyüktü ki yerimde duramıyordum. Babam odadan çıkarken, sinirden ellerimi yumruk yapıp sıkıyordum. Tam o sırada annem, sakin adımlarla yanıma geldi. Her zamanki otoriter duruşuyla ama bu kez daha yumuşak bir ifadeyle yanıma oturdu. Yüzünde beni yatıştırmaya çalışan bir annenin ifadesi vardı. “Oğlum,” dedi, sesindeki tını biraz daha anlayışlıydı, “Seni çok iyi anlıyorum ama baban haklı… Nasıl ki Revin için elini kana bulama diye sana Asmin ile evlen dediysek, bugün de o kahpe için başını yakma demeye hakkımız

