Gecenin sessizliği konağın duvarlarına sinmişti. Herkes ya misafirlerle ilgileniyordu ya da kendi köşesine çekilmişti. Aslan gittikten sonra bir süre odada öylece durdum. Sonra toparlandım. El çantama birkaç parça kıyafet koydum. Ağır adımlarla merdivenlerden indim. Ayak seslerim neredeyse yankılandı taş zeminde. Girişte Gaye’yi gördüm. Başını kaldırdı, beni görünce hafifçe irkildi. “Bakar mısın Gaye?” dedim. Sesimi ne kadar sakinleştirmeye çalışsam da içimdeki öfke çoktan dilime yansımıştı. “Buyurun Zeynep Hanım,” dedi. Gözlerinde bildiğim o kurnaz parıltı vardı. Göz göze geldik. Sonra kolundan tuttum. “Çarşafı sen mi verdin Feyza Hanım’a?” dedim. Ne anne dedim, ne başka bir şey. O artık benim gözümde sadece Feyza Hanım’dı. “Zeynep Hanım, ben sadece çarşafları temizlerken fark ettim.

