Gözlerimi açtığımda yanım boştu. Aslan yatağın kenarında bile değildi. Yorgan hâlâ kıvrılmış şekildeydi ama vücut sıcaklığı kaybolmuştu. Elimi uzatıp dokundum. Soğumuştu. Gözüm saate gitti. Henüz gün tam doğmamıştı. İçimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Sessizce yataktan kalktım. Üzerime ince bir hırka aldım. Ayaklarım halının üstünde sessizce ilerledi. Oda karanlıktı ama teras kapısından hafif bir ışık süzülüyordu. Kapıyı araladığımda serin sabah havası yüzüme çarptı. Aslan, terasın köşesinde durmuş, elinde sigarayla dışarıya bakıyordu. Gökyüzü solgun maviydi. Hafif bir rüzgâr vardı. Üzerinde ince bir tişört vardı. Omuzları düşmüştü. “Aslan,” dedim usulca. “Neden uyumadın?” Başını çevirip bana baktı. Yüzü yorgundu. Gözlerinin altında hafif morluklar vardı. Dudaklarının kenarı aşağıya çek

