Birkaç saniye öylece baktım. O da beni gördü. Dudaklarının kıyısı garipçe kıvrıldı. Ne bir selam verdi ne de bir bakış kaçırdı. Doğrudan bana bakıyordu. Gözlerinde bir meydan okuma vardı. “Hayırdır?” dedi Feyza Hanım, salondan çıkarak kapıya yöneldi. Kadının karşısında durdu. “Niye geldin?” Kadının gözleri hâlâ benden ayrılmadı. “Aslan burada mı?” Feyza Hanım’ın kaşları çatıldı. “Evet ama?” Kadın başını eğip hafifçe gülümsedi. “Onu merak ettim.” İçimde bir yumru büyüdü. O geceden beri unutmamıştım yüzünü. O sessiz ama arsız bakışını. Şimdi burada, konağın eşiğinde durmuş, Aslan’ı soruyordu. Ben tam ağzımı açacaktım ki, Gaye’nin sesi arkamızdan geldi. “Siz… siz niye geldiniz buraya?” Gaye’nin yüzü gergindi. Elindeki telefonu sıktığını fark ettim. Kadına doğru bir adım attı. “Burada

