Odanın kapısını kapattım, sırtımı dayayıp derin bir nefes aldım. Elbisemin içinde boğuluyordum sanki. Sırtımdaki tül kumaş omzuma yapışmıştı, çıkarırken ellerim titredi. Aynaya bile bakmadan bıraktım her şeyi yere. Sadece içimdeki sıkıntıyı çıkarabilseydim, üstümdeki kumaş kadar kolay olurdu keşke. Az önce gördüklerim… hâlâ gözümün önünden gitmiyordu. O sarışın kadın…Aslan’ın bakışı. İki yıl önce gördüğüm o kadındı. Aynı sessizlik, aynı boyun eğmişlik vardı gözlerinde. Ama bu kez ben daha başka bir yerden kırılmıştım. Bu geceye değil, başka bir kadına değil… bana dokunan, onun hâlâ orada kalmasıydı. Birinin kalbinde hâlâ yer bulamamak canını tekrar yakmıştı. Kapı usulca aralandı. Rojin. Yüzünde nazik bir ifade, ama sanki bir şey söylemek için tutuyordu kendini. “Nasıl hissediyorsun?” d

