Aslan annesine döndü. Sesi yorgundu ama kararlıydı. “Anne, bizi yalnız bırak.” Feyza Hanım, olduğu yerde dimdik durdu. Gözleri hâlâ benim üzerimdeydi. Dudakları öfkeyle kıpırdadı. “Sizi yalnız bırakmayacağım. Sen önce şu kıza bir dersini ver, sonra ne yaparsan yap.” Kalbim daha hızlı atmaya başladı. İçim yanıyordu. Sanki burada nefes almak giderek daha da zorlaşıyordu. Aslan’ın gözleri karanlık bir göl gibiydi. Gerginliği tüm bedeninden hissediliyordu. “Anne,…” dedi tekrar. “Bizi yalnız bırak.” Feyza Hanım ileri doğru bir adım attı. Dudaklarından küçük bir kahkaha çıktı. “Yok öyle hemen kaçmak. Her şeyin hesabı verilecek bu evde.” Ama o anda Aslan’ın sesi yükseldi. Önce bir an duraksadı, sonra öfkesini bastıramadan bağırdı: “Anne! Yeter artık! Yalnız bırak! Yeter!” Sesi gür çıkıyo

