36-Aslan’ın öfkesi.

1993 Words

Aşağı indiğimde gözlerime inanamadım. Konağın önü çevrilmişti. Her yerde silahlı adamlar vardı. Korumalar ellerini tetikte tutuyor, bir yandan da çevreyi kolaçan ediyordu. Toz ve barut kokusu hâlâ havadaydı. Kalbim deli gibi atıyordu. Gözüm hemen onu aradı. “Aslan nerede?” diye sordum ilk gördüğüme. Kim olduğunu bile fark etmeden omzunu tutup silkeledim. “Aslan nerede, cevap ver!” Bahçedeki genç koruma başını hızla odayı işaret ederek “İçeride Zeynep Hanım, bir adamı yakaladı,” dedi. Nefesimi tuttum. Ayaklarım beni o yöne doğru çekti. İçeri girer girmez, Aslan’ın sırtını gördüm. Bir adamı yere bastırmıştı. Kan vardı. Yerdeki adamın göğsünden akıyordu. İnce bir sızıntı ama fazlaydı. Gözleri yarı kapalıydı. Nefes alıp verişi zor duyuluyordu. Aslan, dişlerini sıkarak adamın yakasını tutuyo

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD