Siyah on santim ince topuklu ayakkabılarımdan çıkan tok sesler eşliğinde elimdeki tepsiyle yatın üst katında şezlongda uzanan adama doğru ilerliyordum. Üstümde beyaz ütülü bir gömlek ve kalçalarımı sıkıca saran diz kapaklarımda duran siyah bir etek vardı. Sarı peruk saçlarımı yukarıda sıkı bir at kuyruğu yapmış, dudaklarıma kırmızı rujumu sürmüştüm. Göğsüme taktığım sahte isimli yaka kartımı hafif bir parmak hareketimle düzelttiğimde eğilip tepsinin üstündeki içkiyi beni süzen adamın eline uzattım. "Başka bir şey ister misiniz efendim?" Bakışları bütün bedenimde ağırca gezindi. Göğsümdeki yaka kartıma baktığında bakışları açık bir şekilde göğsümde geziniyordu. "Şu an başka bir şeye ihtiyacım yok. Ama sana ihtiyacım olduğunda burda ol." Bu açık açık seni bu gece becereceğim demekti. On

