Ben Ela'yı, Oğuzhan da Asu'yu alıp hemen oradan ayrıldık. Bir ekip o pisliğin leşini kapısına atacak, bir ekip de Merti hastaneye götürecek. Hastaneye giderken Ela'yı dizime yatırdım. Sanki ölü gibiydi benim yanıma geldiğinden beri başı beladan kurtulmadı ama o pisliğin yüzünü ne hale getirmiş. Bu işin en kötü tarafıda bu artık düşmanlar mert değil kendilerinden güçlü rakip görünce işin içine racona uymayan şeyleri karıştırıyor. Dedem hep "Allah düşmanın da mert olanını versin" derdi doğruymuş adi köpek hiçbir zaman adam gibi benim karşıma çıkıp hesap soramadı. Bu düşüncelerle hastaneye geldim. Hemen Ela'yı acile alıp yarasına baktılar. Ben o pislik herşeyi yapar diye ikisinin de kanlarına bakılmasını istedim. Ela'nın omuzu neyse ki sıyırmış ama çok kan kaybettiği için kan takılacak dedi

