GİRİŞ

362 Words
GİRİŞ Geceler insanlığın merhametten yoksun kalpleri kadar karanlık değildi. Gözlerde silinmiş duygular, yolunu kaybetmiş kaşifler gibi avare avare vicdanın mezarlığında dolaşarak hüzün dikenleriyle kaplanmış güllerini kara toprağına bıraktı. Ay sahip çıkmadığı milyarca yıldızını kaybetti akreple yelkovan yarışında. Samanyolu ölümün kucağındayken yalnızlığıyla hissizleştirdi sokakları. Güneş doğmak istemedi, Ay gitmedi. Terk edilmiş dilekler evrenin sonsuzluğuna ulaştı, bir daha gelmedi. Kefensiz cesetler çürüdü. Masumlar boğuldu kendi kanıyla. Yüzleşmek istemeyen her gerçek fail olarak meçhule karıştı. Adalet kılıcı köreldi, yargılar dağıttı herkes. Parmaklıkların ardında gün ışığı aradım evvel zamanda, bulamadım. Dost sandım en büyük düşmanı. Hatıralarımın azınlığına ayrılmış mutluluk sayfaları doldurmayı bıraktı. İhanetin kazıkları tek tek saplandı hazin gözyaşlarım eşliğinde. Cılız bedenimin yaralarını sardım yeniden açılacağını bile bile. Yere akan kanımı sildim usulca. Canıma kasteden adamla senelerce aynı masada yemek yedim. Gözlerimde beliren korkudan zevk almasına izin verdim. Kaderime mahkumdum bir tutsak misali. Pranglar eskittim dört duvar arasında. Yakıldı ilk sigara, söndü son umut ışığı. Kadehten aktı kötülük şarabı. Dikişler geçiciydi, yaralar kalıcıydı. Günler biterdi, izleri silinmezdi. Hüzün kaybolurdu, korku tahtını korurdu. Dağları delen aşk solardı, deryaları kurutan ateş harlandıkça harlanırdı. Aydınlık son bulurken karanlık onu kenardan izlerdi. Hayat denen kumarda kartlar yeniden dağıtıldı ve mağlubiyetle masadan ayrıldım. Geri dönebilmek için gün saydım. Elime geçen zehri, beynime konan intihar düşüncelerini kenara attım veya öyle sandım. Savaşı kazanabilecek gücü aradım lâkin bulunsaydı burada bir şişe viskiyle kendimi avutmazdım. Yaş 19. Geçen 10 sene. Arkasında bırakılmış pişmanlıklar ve hiç var olmayan çocukluk… Düşlere izini bıraktı bütün kabuslar. Masalın külleri savruldu gerçekliğin dumanında. Yarım kalan hıçkırıklar ve yaşanmamış ömür… Yaş 9. Geçen 10 gün. Toz pembe dünyasından koparılmış bir yetim. Doğum gününde eceliyle karşılaştı. Kırmızı itfaiye kamyonu yerine yaralarının kabuklarıyla oynadı. Yaş 8. Kalan 365 gün. Geleceğinden habersiz gülümseyen kanatsız bir melek. Hayalini kurdu özgürce. Sevildi lâkin son kez. Yaş 10 Geçen 1.5 sene. Bilinçsizce suçladığı benliğini yok eden yorgun savaşçı. Kılıcı yerine yumruklarına güven duydu. Yenilgiyi tanımadı. Yaş 18. Geçen 13.140 saat. Ölmek isteyen sosyopat. Soğuk rüzgarlarda dolaşan ruhsuz çelimsiz bedendi. 1 yaş, 2 yaş, 3 yaş ve masumluğumun kana bulanmadığı daha nice yaşlarım… Özledim kurgulanmış gerçekliğinizi. Herkes ben olmak isterken ben ise siz olmak istedim. Gerçekliğin pençesinde ölmeyi arzulamak yerine arkadaşlarımla bir top peşinden koşmayı tercih ederdim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD