Cezam neydi bilmiyordum ama Lunaparktan hala çıkmamıştık. Tarık inatla tutturdu korku trenine binmek için. Çocuklardan yana bilgim yoktu ama gerçekten erkeklere çocuk gibi derlerdi de inanmazdım. Israrları sonucu nihayet trenin içindeyiz. Tırsmıyor değildim ama Tarık’a sokularak ondan cesaret almaya çalışır gibi iyice yanaştım. Kolunu omzuma attım ve “Ne o korkuyor musun?” diye dalga geçti. “Hııı ne demezsin… korkudan ödüm patlayacak falan…” diyerek yanıtlıyorum. “Merak etme! Ben varken ödün patlaması imkansız.” diye göz kırpıyor. Tam bir oyunbaz bu adam! Tabiki korkacağım gerilim dolu bir müzik kulaklarımı dolduruyor şimdiden. Allah bilir içeride neler var? Kısılan sesimle “Cezam bu mu?” diye soruyorum. Tarık öyle bir kahkaha atıyor ki kulaklarımda çınlıyor kahkahası. “Hayır, cezan bu de

