“Tek isteğim seni içime almak… Ahh… Daha sert… Tarıkkk!!” diye çığlık atarak gözlerimi kapadım. O içeri çılgınca vurmaya devam ettikçe ben bir kuş gibi gökyüzünde süzülüyordum. Gözlerimden haz gözyaşları gelmişti. Tarık nefes nefese “Boşalırken sikimi öyle sıkıyorsun ki patlatacaksın! Oh! Arsu!” diyerek o da içime patladı. O kadar terliydim ki vücudum üşümeye başlamıştı kendime gelmeye başladığımda. Tarık’ta çok farklı sayılmazdı, ter damlacıkları alnına birikmiş burnundan derin soluklar alıp vererek vücudunu sakinleşmeye zorluyordu. Akan meni ve zevk sularımız masayı kirletmiş, kullanılmış amım daha da kirletmeye devam ediyordu. Tarık bu görüntüye bakarak “Sikeyim… Amına koyim… Yetmiyor!” diyerek mırıldanıyor.
Duymadığımı mı düşünüyor bilmiyorum ama ben duyduğum gibi kıkırdamaktan kendimi alıkoyamıyorum. “Koydun ya zaten!” diyorum arsızca. Tarık kendi aletini gösteriyor hiç boşalmamış gibi hala dimdik, damarları o kadar belirgin ki kalın şaftını görünce dudaklarımı yalamaktan alıkoyamıyorum kendimi. “Öldüreceksin beni.” diye sitem ediyor bana. Ben ise masum kedi bakışları atıyor ben ne yaptım ki demek istiyorum bu bakışlarla. Giyinmek için masadan inmeye kalkıştığımda Tarık beni eliyle durduruyor. “Dur bakalım daha yeni başladık. Bir kere daha sikeceğim seni!” demez mi? “Ben şey… Toplantı… Bir tane… Daha… Olma…”, “olmaz” diyemeden Tarık telefonu eline alıp kulağına götürüyor ve karşı tarafa “Mine toplantımı iptal et!” diye emir veriyor. Mine “Peki efendim.” diyerek aceleyle cevaplasa da telefon anında kapanıyor. Tarık gidip kapıyı da kilitliyor. Hala kıyafetlerinin içinde olsada penisi iki bacağın arasında özgürlüğünü ilan etmiş olarak duruyor dik ve sert görünüyor. “Şimdi baştan alıyoruz. Daha sonra amını yaraklayacağım.” diye söylüyor Tarık. “Ah…” diye iniltimi tutamıyorum ne yazık ki! Ne verirse almaya çok istekliyim. Az önceki seksten dolayı oldukça hassas olsam da hala arzuyla yanıyorum.
“Bacaklarını az önceki gibi yap ve aç!” diye emrediyor Tarık. Dediği gibi tekrar topuklarımı masaya kaldırıyorum ve bacaklarımı olabildikçe açıyorum. “Sikerim amını!” diye küfrediyor baktığı görüntüye. “Ahh sik öyleyse…” diye kışkırtarak cevap veriyorum. Gözlerini gözlerime çıkarıyor ve “Yok öyle hemen! Önce…” diyor ve elini kaba kuvvet uygularak amımı avuçlayıp sıkıyor “burayı parmaklarınla becerdiğin gibi becereceğim. Sonra dilimle en son da…” Penisini göstererek aşağı indiriyor bakışlarını. Memelerimde oyalanıyor “Bu kızlar tam avcuma göre. O kadar yumuşaklar ki…” diyerek sertleşen meme uçlarımı diğer eliyle sırayla sıkıyor. Hiç acele etmeden öylece vücudumu izleyerek kaçamak dokunuşlarıyla beni çıldırtmaya çalışıyor.
Sesli bir nefes bırakıyorum. “Çok vaktin mi var ya buraya birileri gelirse…”diye söylüyorum. Bir an önce ne yapacaksa yapsın istediğim için işe yaramasını umuyorum. “Gelsinler.” diyor umursamaz bir biçimde. “Birilerinin gelmesinin seni sikişime mani olabileceğini düşünüyor musun?” diye soruyor. “Umm belki de sesimin duyulmasından korkuyorum.” diye aklıma ilk geleni söylüyorum. Aklımı seveyim hemen geldi aklıma diyerek kendimi içten tebrikledim.
Avukat olduğu için hazırcevap bir adamdı Tarık ama öyle boş konuşan biri kesinlikle değildi.
Gözlerinin karası üstümdeyken “Pekala. Giyinebilirsin.” diye kendi pantolonunu düzeltiyor. Gömleğimi ve sütyenimi veriyor. Hayal kırıklığı içindeyim. Ama bu sefer buna hiç niyetim yok. Kendini ne sanıyor? Kiminle istersem yatabilecekken ben onunla yatmayı tercih ediyorum. Göğsüne elimi koyuyorum ve onu durduruyorum. “Sen!” diyerek bağırdım ve onu tüm sinirimle ittim. Koltuğuna doğru sadece bir adım geriye itebilmiştim. “Beni bu halde ikide bir bırakabileceğini mi sanıyorsun? Başka bir erkekle tamamlarsam…” Gerisini söyleyemeden Tarık büyük eliyle avcumu kapadı ve konuşmama mani oldu. Sesim aniden boğuk çıktı ve gözleri gözlerime baktığında nasıl deliye döndüğünü anladım. “Senin orospu amcığını benden başkası sikemez bundan sonra!” diyerek ağzımı sıktı dişlerim ve çenem sızlamıştı. Ama elini sertçe oraya koyarak sadece dudaklarımı açığa çıkarıp ısırarak sert bir şekilde öptü. Daha sonra dilimi diliyle emmeye başladı. Ben dillerimizin dans ettiğini düşünürken o dişleriyle dilimi sertçe ısırdı. Acıdan çığlık attım. Daha sonra ağzını ağzıma bastırarak öpüşünü sonlandırdı. “Arsız suyum bir daha böyle bişey duyarsam senin dilini ısırarak konuşamaz hale getiririm.” diyerek masaya doğru döndürdü. Kemer ve fermuar sesi duymamla içime hazırlıksız girmesi aynı anda oldu ve beni ağlattı. Bacaklarım yeterince açıklığa sahip değildi ve alışmama bile izin vermeden hızlıca gelgitlerine başlamıştı.Kalça kemiklerim büyük masaya vuruyor, etin ete çarpması çok sert vuruyordu bana. İnliyor, aldığım zevke odaklanmaya çalışıyor olsam da her itişinde yinede acıyı hissediyordum. Klitorisime parmağını getirip ovuşturunca acı biraz dağıldı ve ben tekrar aşk sularımı klitimden bıraktım. Kalın organı neredeyse beni orgazma doğru sürüklerken Tarık beni bıraktı. Kalçalarından pantolonunu ve baksırını aşağı gönderdi ve koltuğuna geri oturdu. “Gel ve sikime bin! Küçük orospu amcığını sen kendin doyuracaksın!” diye küfretti. Tarık bugüne kadar hiç bu kadar kirli konuşmamıştı benle. Umrumda değildi. Tek isteğim o koca yarağının içime giriyor olmasıydı. Seks kölesi olarak bunu yapmak benim için hafifti. Gülümsedim. Arzuyla bulanmış gözlerine bakarak dudaklarımı dişledim. Siki ıslaklığımla boyalıydı parlayan sıvılar kendi öz sıvısıyla kaplanmıştı. İlerledim ve sikine binmek için omuzlarını tuttum. “Hayır!” diyerek durdurdu Tarık “Ters bineceksin! Dön sırtını!” diyerek kucağına oturttu. Erkekliği sırtımda aramızdayken sırtım onun sert göğsüne yaslanıyordu. Memelerimi iki büyük eliyle masaj yaparak yoğurdu. Sertliği canımı yaksada çok fazla zevk veriyordu. İnlemeye tekrar başladım ve bir kaç kez adını fısıldadım. Hareketleri hala hoyrattı ve acı vererek zevk veriyordu. Kaba elleri bir an durdu. “Kaldır kıçını! Sikimi derinine çakacağım!” diyerek hışımla öne doğru itti başımı s****i deliğime birden geçirdi ve ben tekrar oluk oluk fışkırttım sularımı. Kalçalarımla inip kalkmaya çalışsamda Tarık kollarıyla destek oldu. Koltuğun kolçaklarına tutunarak güçsüzleşen bedenime daha da desteklemeye çalışsam da Tarık içimi deler gibi sikerken pek faydası olmuyordu. “Sikimi o kadar çok kasıp bırakıyorsun ki ben bir kere boşalana kadar sen kaç kere boşalıyorsun Arsu?” diye kulak mememi yalayarak söyledi. “Ah Tarık boşalt be.. ni…” diyerek yalvardım cılız çıkan sesimle… “Bundan sonra böyle şeyler söylersen derin boğaz sikişimi tadarsın küçük kız!” diyerek parmaklarının birini göt deliğimde de hissedince kasıldım. “Burdan da yersin!” diyerek parmağını sokup çıkardı. Vücudum donmuş gibi kaldı fakat Tarık tüm menisini boşaltana kadar durmadı. Adımı haykırarak boşaldı ve terli bedenimi vücuduma bastı.
Devam edecek…