İçerideki yataktayım. Tanrım tam bir orospu gibi sürekli yatağın içinde çırılçıplağım. Tarık beni kotranın önünde vahşice siktikten sonra buraya taşımış olmalı. Gerçek anlamda bayılmışım. En sonunu hiç hatırlayamıyorum. Kesik kesik sanki sarhoşken beni becermiş gibi hissediyorum kendimi. Başta gayet iyiydim s****i sürerken hazzım doruk noktasındaydı. Ama sonra ne olduysa Tarık’ın homurtuyla altına aldığını küfrederek acımasızca içime giriş çıkışlarını hatırlıyorum. Her itişinde daha derinime pompaladığını tüm zevk noktalarıma aynı anda vurduğunu. Çaresizce vücudumun onun itiş çıkışlarıyla zemine inip kalktığını anımsıyorum. Zevkten bayılmış olmalıyım. Bu kadarı çok çok fazlaydı. Hala bile içim titriyor mükemmel sikişine. Gözyaşlarımın aktığını bile anımsıyorum bir an için. Çığlık çığlığa boşalırken “Bu kadar sikişe nasıl bu kadar dar olabilirsin!” diyerek amcığıma vurduğunu.
Tekrar kendimi azdırmadan kalkmaya çalışıyorum ama bir an ayakta duramıyorum kasıklarım ve bacak aram çok sızlıyor. Güçsüz hissedip yatağın üzerine oturuyorum. Tarık giriyor odaya. “Kendine gelebilmişsin. Hadi seni yıkayayım..” diyerek beni prenses gibi taşıyor duşa. Üzerinde şort var sadece fakat çok seksi. Önünde üyesi o kadar belirgin ki büyük organı nasıl içime aldığıma inanamıyorum. Önce kucağına oturtup oturak açıyor ve oraya oturtuyor. Dizlerinin üstüne çökmüş hali bile benden oldukça büyüktü ve neredeyse duşa kabinin dışında kalmak zorunda kalıyor. Başlıyor yıkamaya, öyle nazik davranıyor ki bir yerimin kırılacağını düşünüyormuş gibi hareket ediyor. Saçlarımı köpürtüyor önce, sonra boynum koltuk altlarım, göğüslerim, göbeğim derken bacak arama elini sokup yıkamaya başlıyor. Hafif hafif inlemelerime mani olamıyorum. Yıkarken meme uçlarıma dokunması tüy gibi dokunuşları nefes alışlarımı hızlandırmış beklentiyle göğsümün inip kalkmasına sebep oluyor. Tarık “Böyle iyi mi hissettiriyor?” diye sordu amcığımı yıkarken. “Lütfen..” diyorum. “Tekrar dayanamazsın Arsu ama seni rahatlatacağım.” diyor. Biraz daha sokuluyor bacaklarımın arasına girmesi için daha da açıyorum kendimi. Ne yapacağını beklentiyle beklerken o kafasını amıma indiriyor. Klitorisime dil darbesi atıyor. İnliyorum. “Ahh Tarık!” Siyah gözlerini gözlerime dikerek söylüyor. “Amının sularını içeceğim bebeğim.” “Ahh..”diye bir inleme daha koyveriyorum bu vaadine ve elimi saçlarının arasına daldırıyorum. Tarık şişen klitorisime dil darbelerini atarken g-noktama da baskı uyguluyor. “Burda çok ıslaksın. Sikeyim Arsu..” homurtuyla dilini am yanaklarımı iştahla yalamaya emmeye devam ediyor. Ara ara diş darbelerini hissederek zevkimi arttırıyor. “Dayanamıyorum.” “Tarık lütfen..”
Dili girip çıkıyor içime ve hızlanıyor. Beni yükseğe çıkarıyor yıldızları görüyorum sanki. İçimdeki oynayan diline parmağını da ekliyor ve tüm zevk noktalarıma erişiyor böylelikle. “Tarık çok yaklaş.. tımm.. Daha fazla dayan.. a.. mam… “ diye sözlerimi tamamlayamadan boşalmaya başlıyorum. Tarık tüm sularımı emiyor, duşakabinde yankılanan çığlığımın ardından şapırtı sesleri boğuk geliyor kulağıma… Bir süre sonra Tarık boşalmış yüz ifademe hayranlıkla bakıyor ve gülümsüyor bana. Bişey söylemesini belki arsızlığımla dalga geçmesini umuyorum ama bişey demiyor. Tatmin olmanın zevkiyle pelteleşen vücudumla bende konuşmaya mecal bulamıyorum.
Duşu tekrar aldırdıktan sonra bir süre kayboluyor Tarık açıkçası bende bu süre zarfında güzelce giyiniyorum. Makyajımı da yapıyorum. Kotra hareket halinde.
Tarık “Geri dönüyoruz.” diye açıklıyor. “İşlerim var. Kardeşim ve Engin gelmişler balayından.” diyor. “İstersen birlikte görebiliriz onları sonra da seni eve bırakırım.” Ne dersin gibi bana bakıyor.
“Hülya ile Engin balayını neden erken bitirmişler ki!?” diye dışımdan düşünmüş olmalıyım ki Tarık:
“Bilmiyorum Arsu. Sanırım görüşürsek öğreneceğiz.” diyor sakinlikle.
İlginç olacak belki ama Tarık sanırım Engin’den hoşlanmıyor diye düşünüyorum bir an. Sonra bu tezimi çürütüyorum. Kardeşiyle neden evlenmesine izin versin ki diye düşünüyorum yine de eğer öyleyse…
Düşüncelerimden çıkaran yine onun sesi oluyor. “Eğer istersen şöför seni bıraksın ben eve? Pazartesinden itibaren Arsoy Holding çalışanısın.” diyor parlak bir gülümsemeyle. “Birini gönderirim saat 8’de. Seni gelip alır holdinge getirir.” diye öneriyor.
“İyi olur.” diye yanıtlıyorum. “Eve geçmek istiyorum.” Engin’i görmek istemiyorum.
“Yüksel bey nişanımızı onayladı mı?”
“Elbette!” diyor Tarık “Onaylamaması aptallık olurdu.” diye yanıtlıyor. Kafam karmakarışık. Sorgulamak veya başka birşey öğrenmek henüz istemiyorum. Susuyorum.
“Yoruldun? Çok mu ileri gittim. Seni incittim mi?” diye soruyor kadife gibi ince bir sesle gözlerimin içine bakarak.
Yok canım diyemiyorum sonuçta sikilmeyi seven bir seks kölesiyim demek isterdim tek bir an. Ama bunun Tarık’ın bilmesine gerek yok. Onun yerine “Neden benimle bu kadar ilgileniyorsun?” diye soruyorum.
“Bunu zamanla öğreneceksin ama şu an için tek diyebileceğim hayatımın kadınısın!” diyerek öpüyor dudaklarımı. Dudakları dudaklarımda oyalanırken Tarık’ın telefonu çalıyor. Tarık öpmeyi bırakıp telefonuna yanıt verirken karşı taraf “Abi Engin beni havaalanında yalnız bırakıp eve git dedi!” ağlayan kadının seni ne dediğini bende duyuyordum. “Hülya ben seni hemen aldırıyorum canım orda bekle.” Sakin yatıştırıcı bir sesle bunu söylerken Tarık’ın iyi bir abi olduğu kanısına varıyorum.
Benden müsade isteyip telefon ediyor birilerine. İlk telefon Hülya için. İkincisi Engin için. Tek cümle “Nereye gitti öğren!” diyor karşı tarafa.
“Engin’i takip mi ettiriyorsun?” diye soruyorum.
“Evet.”
“Peki neden?”
“Güvenim yok ne ona ne Yüksel’e!” diye yanıt veriyor Tarık gözleri parlak, kaşları hafif çatık, kızgın gibi görünüyor.
“Kardeşini verdin ama…” diyorum.
“Hülya intihar etmeye kalkıştı, Engin’in ilki olduğunu söyledi.”
Ne yani Hülya’nın ilki de mi Engin olmuştu! Kızgınlığımın sebebi ne bilmiyorum ama bakire am patlatma konusunda Engin tam bir piç!
Kızmam hoşuna mı gidiyor yoksa anlamaya mı çalışıyor Tarık bilmiyorum ama kısık gözlerle beni inceliyor.
“Neyse” diyor sonunda “Kirli abinden bahsetmek istemiyorum!” diyor.
“Kirli olduğu doğru hatta bence tam bir pislik ama abim değil!” diyorum.
Tarık gülüyor ve “Bak bu konuda haklısın tam bir pislik!” diye onaylıyor. Bu adam da deli sanırım beni akıllısı bulur mu diyorum içimden ve eve dönmek istediğimi farkediyorum artık.
Devam edecek…