“Ahh” “Tarık lütfen.”
“Evet bebeğim. İçinde canlı bir sik olacak birazdan alacaksın hepsini..” Elinin biri boynumu tutuyor. Eve kendimizi atar atmaz şehvetle öpüşmeye başlamıştık. Nefes seslerimiz birbirimize olan açlığımızı kamçılıyor ve vahşi seksimizin çok yakında gerçekleştireceğimizi biliyorduk. Bu adamla neden tavşanlar gibi durmadan çiftleşiyordum diye düşünerek kıkırdadım. Tarık durdu ve bana baktı “Nedir komik olan?” diye sordu. “Seninle neden sürekli çiftleştiğimi düşünüyordum.”dedim cesaretle. “Çünkü” diye açıklayarak “Bereketli topraklarını..” bunu söylerken amımı okşadı ve devam etti “tohumlamamı seviyorsun.”
“Bereketli topraklarımı tohumlamanı seviyorum..”diyerek tekrarladım.
“Evet canım aynen öyle. Yakında filiz vereceksin..”
“Ne demek bu?!”
“Sanırım tohumum içinde yeşerirse hamile kalmış olacaksın!”
“Ne! sen benden çocuk mu bekliyorsun!” diyerek bağırıyorum. Konuşmayı sürdürdüğümüzden beri karşılıklı birbirimize bakmaya devam etmiştik.
“Neden bir çocuk istemem yanlış geliyor?” diye soruyor Tarık.
“Çocuk istemen yanlış değil, benimle düşünmen yanlış.” diye söylüyorum. Tarık tatmin olmuş değil ve “Yaşım uygun, senin bereketli bir rahmin var.” tekrar amımı okşuyor ve parmağını içime itiyor “benim de tohumum oldukça var.”
“Ah Tarık! Siktir et. Sik beni sadece…” diye fısıldıyorum arsızca onu kışkırtmak için gömleğinin düğmelerini ağzımla çözmeye çalışıyorum ve gözlerine bakıyorum. O gözler birazdan beni parçalayacağını haykırıyor. “Sikeyim.. ergen gibi pantolonuma boşaltabilirsin beni.” diyerek kucaklıyor omzuna atıyor ve şaplaklıyor kıçımı. “Ahh!” diye acıdan çığlık atıyorum. “Sonum olacaksın! Sabaha kadar sikeceğim seni.”
“Ahhh!” Yüksek sesle inliyorum. Yatağa fırlatıyor beni ve hiç vakit kaybetmeden soyunuyor. Çırılçıplak kalana kadar gözlerimin içine bakarak tek tek çıkarıyor üzerindekileri. Ben dudaklarımı yalayarak onu kışkırtmaya çalışıyorum. s****i sıvazlayıp eline alarak bana doğru sallıyor. “Bu yarrağı haketmek için ne yapabilirsin göster bana güzelim?”
Ah bu adam hemen içime girmesi gerek ama o benimle oynuyor. Nasıl dayanabiliyor. Üstümdekileri çıkarmadan kendimi okşamaya başladım. Islak am yarığıma onun gözlerinin önünde parmaklarımı götürdüm. Klitorisime daireler çizdim ve inledim. “Ahhh”
Sikini sıvazlamaya devam eden Tarık devam etmem için “İnlerken sesin çok seksi.. devam et..”
Am yanaklarıma parmaklarımı sürttüm bu sefer boydan boya. Islaklığı o kadar çok ki kaygan ve akışkan his kendimi boşaltmamı sağlayacak. Diğer elimi memelerime götürdüm büstiyerin içinden birini avuçladım ve yüksek sesle yine inledim. Tarık küfretti. Şu an tamamen zevke odaklıyım. Zevkimi yükseltmek için çabalıyorum. “Pembe meme uçların harika!” diye övüyor Tarık. Ben boynumu kaldırıp mememin üst kısmına dil darbesi atmayı başarıyorum. Islaklığı elimle sertleşen meme ucuma sürtüyorum. Herşey o kadar erotik geliyor ki nefes nefeseyim. Terliyim ama çok seksi hissediyorum kendimi. Tarık’ın beni izlemesi de yükseltiyor beni. Parmaklarımı amıma ittim g noktama baskı uygulamak boşalmamı sandığımdan erken gelmesini sağladı. İnleyerek çığlık atarak boşalmaya başladım. Tarık’ı görmüyordu zihnim bedenim sallanmaya devam ediyor ve parmaklarımla sakinleşene kadar kendimi becermeye devam ediyordum. Sakinleşince gözlerim tekrar normal görünümüne kavuştu. Tarık üzerime eğilip eteği çıkarmaya çalışıyordu. Ona yardımcı olmak için kalçalarımı havalandırdım. O da çekip çıkardı. Gömleği de kafamdan tutup çıkardı. Bugün aşk yaşadığı büstiyerimi de koklayarak çıkardı. Memelerime öpücükler kondurdu. Sonra en son üstüme abanmadan amcığımı koklayıp öptü biraz yaladı ve emdi. Daha sonra s****i hiç beklemeden amıma itti. Derin bir ohh sesi geldi ikimizden de. Tarık penisiyle içimdeki tüm noktalarına ulaşıyor, deliğimin tüm noktalarını dövüyordu sanki. Zihnim bulanıklaşıyor, her bir parçam bölünüyordu. Sadece bu an var ikimiz için. Vahşi çiftleşmemiz o kadar yoğun ki ikimiz içinde dünya yok şu an. Boşaldıkça haykırdım Tarık içime kökledikçe daha çok boşaldım.
“Ne kadar aç ve muhtaç amcığın… Boşaldıkça sikimi içinde sıkıyorsun..”
“Ahhh! Ahh! Tarık!!!”
“Daha da mı sert istiyorsun?” diye yüksek sesle soruyor Tarık.
Ben başımı sallıyorum daha ne kadar sert olabilir bilmiyorum. O kadar yoğun ve derin ki orgazmım sayısını sayamadım.
Tarık bacaklarımı birleştiriyor sadece başı bacaklarımın arasında kalıyor o da beni izlemek için. Kendi dizinin üstünde. Ama hiç içimden çıkmıyor pozisyon değiştirirken. Bacaklarım kapalıyken giriyor tekrar tekrar.. Bu bu o kadar yoğun ki gözlerim kararıyor. Gözlerimden hazdan dolayı yaş geliyor. “Çok çok yoğun…” kesik kesik söylüyorum. Tarık sikinin tamamını çıkarıp tekrar itiyor. Bunu o kadar çok tekrarlıyor ki ben artık sadece boşlukta süzülüyorum. “Ohh..çok… güzel…” dememle Tarık’ta sonunda içime patlıyor. Ter damlaları vücudundan vücuduma dökülüyor. Ipıslağız. Üzerime eğiliyor son damla spermini de amıma sürttükten sonra. Kısa ve nazik bir öpücük konduruyor dudaklarıma. Yana atıp kendini sarılıyor bana. “Ölüp tekrar doğmak gibi..” diye mırıldanıyor. Biraz gülümsüyorum ve “Normal seks yapmıyoruz bence Tanrılar böyle mi seks yaparlardı sence?” diye soruyorum.
“Tanrıları bilmem ama sana doymanın mümkün olmadığını çok iyi biliyorum.” diyor Tarık ve tekrar dudaklarımı öpmeye başlıyor. Beni bırakması için yanağımdaki eline vuruyorum.
“Ne” diye soruyor Tarık.
“Bir daha mı yapacağız?” diye soruyorum. “Ben yoruldum. Hem iş var yarın.” diye itiraz ediyorum ve bahanelerimi sıralıyorum.
“İş için endişelenmene gerek yok. Çünkü patronun benim. Şu anda da bana hizmet ediyorsun.” diyor gülümseyerek. Bu adam ve gülümsemesi… “ve sabaha kadar sikeceğim demiştim.” derken memelerime büyük elleriyle masaj yapıyor. “Ah” diye inlediğimi duyunca gülüyor. “Daha bu kızlarla hakettikleri gibi ilgilenmedim.” diyerek sertleşen meme ucumu ağzına alıyor. Bu gece çok uzun olacak anlaşılan.
Devam edecek…