Hakan’ın Anlatımı Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımda içimde tarif edemediğim bir huzursuzluk ve aynı zamanda devasa bir heyecan vardı. Dün geceki o siyah gül mevzusu aklımın bir köşesinde zehir gibi duruyordu; bir uyarı mıydı yoksa bir tehdit mi, henüz çözememiştim. Ama bugün benim günümdü. Bugün Asel, o konaktan benim karım olarak çıkacaktı. Telefonumun keskin sesi düşüncelerimi böldü. Ekranda "Sencer" ismini görünce derin bir nefes alıp açtım. — "Efendim Sencer?" — "Oğlum hadi, kapıda ağaç oldum! Ne zormuş senin sağdıcın olmak... De hayde, gidelim de şu damat tıraşını ol artık!" Telefonu kapatıp hızla aşağı indim. Sencer her zamanki sabırsızlığıyla karşımda dikiliyordu. Kaşlarımı çatarak ona döndüm: — "Ulan sağdıç, dün nerelerdeydin? Şimdi mi gelinir?" — "Sorma be kardeşim, i

