Asel’in Anlatımı Hakan’ın dudakları şakaklarıma tüy kadar hafif bir öpücük bıraktığında, içimdeki gerginlik yerini tatlı bir mayışmaya bıraktı. Odanın içindeki ağır parfüm ve çiçek kokusu dağılmış; yerini Hakan’ın tenindeki o tanıdık, güven veren kokuya bırakmıştı. — "Uyu çimen gözlüm," diye fısıldadı kulağıma. "Yarın uyandığında bu konak senin sesinle şenlenecek. Kimsenin ne dediği, ne beklediği umurumda değil. Sen sadece benim yanımda ol, yeter." Kolunu başımın altından geçirip beni göğsüne çekti. Dışarıda hâlâ tek tük duyulan silah sesleri ve uzaklardan gelen davul sesi, bu odanın huzurlu sessizliğinde eriyip gidiyordu. Mardin’in damlarında yıldızlar parlıyordu belki ama benim gökyüzüm artık Hakan’ın atan kalbinin ritmindeydi. ** Güneş, Mardin’in sarı taşlarını yakmaya yeminl

