Benim olacaksın demişti, o an adama cevap veremeden kendimi karanlığa hapsetmiştim.
Başımdaki inanlmız ağrıyla gözlerimi kırpıştırarak açmaya çalıştım, uzandığım yataktan doğrularak, hemen ayağa fırladım. Burası benim evim değildi. siyah ve gri rengin hakim olduğu odaya göz gezdirdim , kocaman yatak ve siyah renkteki komodinlere baktım. Duvarı boydan boya kaplayan gardrop ile, kaşlarımı çattım. Nerdeydim ben? En son yaşadıklarım aklıma gelince ,derince yutkunup kapıya koştum. İçime derin bir nefes çekip çıktığım uzun koridorda ilerlemeye başladım. neredeyse her yerde kapılar vardı. Basamaklara doğru ilerleyip ,sessiz adımlarla aşağıya inmeye başladım, benim burada ne işim vardı ya? kimdi bu adamlar? Basamakları bitirdiğimde koca bir salon karşıladı beni, burası da tamamen siyah ve gri renklerle döşenmişti.
"Uyanmışsın” irkilerek, arkamı döndüm. Evime gelen adamdı bu.
"Benim burada ne işim var!" dedim sinirlerime hakim olmayarak.
" Son dediklerimi hatırlamıyormusun yoksa? sorun yok hatırlatayım ben" dedi ciddiyetle " Benimsin demiştim sana Akça”
gözlerine bakıp titrek bir nefes aldım ,ne diyordu bu adam be! " Ben senin değilim !kimsenin değilim !ne istiyorsun benden?" üzerime doğru gelmesiyle geriye doğru adımladım , o durmadı ben durmadım gittikçe gittim sırtım soğuk duvarla buluşunca, ellerini her iki yanımdan duvara hapsedip, duvar ile arasına sıkıştırdı. gözlerine bakmamak için başımı önüme eğdim, eli çenemi usulca kavrayıp kaldırdı. Yüzüm yüzüne sabitlenince önce gözlerine ardındanda , dolgun ve kızarmış dudaklarına baktım. Gözlerim tekrar zifiri siyah gözleri ile buluştu. yüzme daha da eğilip gözlerimin en derine inmek ister gibi baktı." Seni istiyorum Akça" konuştuğunda dudakları dudaklarıma sürtündü, verdiği nefes içime haps olurken "Ben seni istemiyorum tanımıyorum bile seni! beni kaçırıp bu eve getirmişsin !üstüne üstlük bir malmışım gibi bahsedip benimsin diyorsun. İstemiyorum seni bırak beni evime gideyim! " bağıramam, yüzünde tek bir minik bile oynatmamıştı. Ellerini bir anda belime atınca, kaşlarımı çattım. bedenim bedeniyle bir bütün haline gelince, yoğun sigara kokan kokusu burnuma doldu. kendisini bana bastırmasıyla gözlerim şaşkınlıkla aralandı “ Ne yapıyorsun, şerefsiz!" ellerimi göğsüne koyarak,tüm gücümle itmeye çalıştım ama karşımdaki adam milim bile kımıldamadı.
"Çok yakında karım olacaksın Akça"
" N-ne diyorsun be sen! ne saçmalıyorsun? uzak dur benden!” çırpınsam da bırakmadı, başını saçlarıma gömmesiyle göz yaşlarıma engel olamadım vücudum titriyordu bir beladan kurtulup başka bir belaya düşmüştüm.
"Şş ağlama, sana zarar verme niyetin de değilim, evlenmem gerekiyor ve evleneceğim kadın sen olacaksın ,bir anlaşma yapacağız bir yıllık bir anlaşma. O zamana kadar karım olarak yaşayacaksın. Bir yıl bittikten sonra istediğin yere gidebilirsin" dedi boğuk sesiyle.
"Neden ben? başka kızmı yoktu piç!” Ağzım bozuktu, ve küfürlerim kendisine işlemiyor gibiydi.
"Ben seni beğendim ama" diyerek sırıttı
"Git kendine başka bir oyuncak bul! istemiyorum ben evlenmek falan!" yüzü sert bir hale bürününce , yutkundum sinirlenmiş miydi? ellerini üzerimden çekip bir adım uzaklaştı.
"Benden kaçışın yok Akça şimdi git odaya ve düşün ,yoksa zorla seni karım yapmak zorunda kalacağım, kağıt üzerinde değil ama gerçekte , açıkça anladığını umuyorum" demesiyle dış kapıya doğru koştum . yapamazdı böyle bir şey , kapıya ulaşmadan belimden yakalayıp sırtımı göğsüne yasladı. " Bırak beni gideyim ne olur ! istemiyorum bırak!"
"Burdan kaçamazsın Akça" diyerek kolumdan çekiştirip merdivenlere doğru çekiştirmeye başladı. Arkasından adeta sürükleniyordum ,içimi saran korkuyla baş edemiyordum, aniden bir odanın kapısını açıp yatağa doğru fırlattı bedenimi.
"Birdaha bana karşı gelirsen" dedi sert sesiyle " olacaklardan sorumlu olmam Akça Arca düşün şimdi" diyerek odadan çıkıp kapıyı kilitledi. koşup yumruklarımı kapıya geçirsem de açmadı , gözyaşlarım oluk oluk akarken,
Kapının dibine çöküp dizlerimi karnıma çektim. başımı dizime yaslayıp ağlamaya devam ettim, neden tüm belalar beni buluyordu ? kaçmam lazımdı buradan. Yerimden kalkıp odadaki pencereye doğru adımladım, çok yüksekti burası atlayamazdım, etrafta nerdeyse onlarca siyah takım elbiseli adamlar vardı, kocaman orman da tam karşımdaydı ,ormanın için de ev yapmışlardı resmen .ev demek az kalır şatoydu ,kimlerin eline düşmüştüm ya ben? kapıya gidip açmaya çalıştım kilitliydi, ne diyecektim şimdi bu adama ben? Banyo sandığım kapıya doğru ilerleyip açtım doğru tahmin, aynanın karşısına geçip dağılmış halime baktım ,göz altlarım kıp kırmızı olmuş halka şeklinde şişmişti. Ellerimi ıslatıp yüzümü serinlettim. saçlarımı da düzenledikten sonra, çekmecelerden bana yardımı dokunacak birşeyler aradım, alt çekmecede gördüğüm makası hemen taytımın arkasına yerleştirip ,odaya geçip oturmaya başladım.
***
dört saati odada volta atarak geçirmiştim. hava kararmıştı ama hala gelen yoktu.
düşünmüştüm bu adamın karsı olmayacaktım. kabul edicektim am bir yıl içinde fırsatını bulup kaçıcaktım, şimdilik bu eziyete katlanmam gerekiyordu. Duyduğum ayak sesleri ile odanın ortasında dikilip gelen kişiyi bekledim, kilidin açılmasıyla kapı aralandı, gelen o adamdı. Bakışlarımı ondan kaçırıp yere sabitledim. Odanın içine adımlamasıyla mayhoş kokusu etrafımı sardı, tam karşımda durup elini çeneme yerleştirip yüzüne bakmamı sağladı, uzun boyundan dolayı başımı kaldırarak bakışlarımı gözlerine diktim.
"Düşündünmü?" diye sordu, evet düşünmüştüm dudaklarımı aralayıp derin bir nefes çektim ciğerlerime, ardından bakışmlarımı gözlerinden ayırmadan cevapladım. "Evet düşündüm evlenmeyi kabul ediyorum ama bir şartla"
"Nedir şartın" dedi ciddi sesiyle.
"Bu geçireceğimiz bir yıl için de bir kere bile dokunmayacaksın bana" kaşlarını çatmasıyla bıkkın bir nefes verdi.
"Tamam kabul sen istemedikçe dokunmayacağım sana"
"Hiçbir zaman istemeyeceğim için sorun yok öyleyse"
"Bekleyip görüceğiz" demesiyle.
"Beklemekle kalıcaksın, şimdi bana adını söyle? evleneceğim adamın ismini bile bilmiyorum" dedim çatık kaşlarımla.
"Mahi Arhan" dedi boğuk sesiyle. "Mahi" diye fısıldadım aklıma kazırcasına.
"Hadi yemeğe iniyoruz detayları yemekten sonra konuşucağız" dedi ardından yürüyüp kapıdan çıkınca, yavaş adımlarla arkasından ilerledim.
Geniş sırtı nefes aldıkça gerilirken bedenini izledim, gerçekten de her kızın geri çeviremeyeceği bir adamdı Mahi , yakışıklı çehresi ,uzun boyu, mayhoş edici kokusu, siyah saçları herkesi peşinde koşturacak bir tipi vardı. Derin bir iç çekip peşinden mutfağa girdim, mutfak çoğunlukla gri renkle dekore edilmişti, büyük ve ferah bir mutfaktı.
"Akça" demesiyle bakışlarımı kendisine çeviridim, gözleriyle sol tarafını işaret edip oturmamı istedi. masada çeşit çeşit yemek vardı ,çok acıkmıştım. Yanına geçip oturmamla karnım açlıktan guruldamaya başladı. Utançtan bakışlarımı yere eğdim , böyle bir ortamda sırasıydı zaten.
Önüme konulan çorbayla bakışlarım Mahi ye döndü. "Teşekkür ederim" diyerek yemeğimi yemeye koyuldum, kendimden geçmiş gibi yiyordum gerçekten de çok açtım. Masada sadece çatal kaşık sesleri çıkıyordu, yeterince doyduğuma emin olduktan sonra bir bardak suyumu da içip Mahi ye baktım, öylece bir bana bir de tabağıma bakıyordu. Kaşlarımı çatıp ne var dercesine başımı salladım.
"Bukadar Yemen'e rağmen nasıl bukadar zayıf olmayı başarıyosun" dedi
"Şey çok yerim ben ama almam kilo böyleyim ben" dedim utanarak.
"Afiyet olsun" dedi şaşkınlılkla ,resmen önüme ne koysa silip süpürmüştüm.
"Sana da afiyet olsun" diyerek kaltık hemen, masayı toplamaya koyuldum. Elini elimin üzerinde hissedince duraksadım.
"Toplama sen hizmetli toplar, konuşalım biz" dedi elimi elinden çekip
" Peki" diyip peşinden salona ilerledim.
Gri L koltuğa doğru ilerleyip araya mesafe koyarak yanına oturdum. "Seni dinliyorum" dedim.
Eğilip önümüzdeki çekmeceyi açıp bir kağıt ve kalem çıkarıp önüme itekledi. " Okuyup imzala bir yıllık anlaşma" uzanıp kağıdı elime alıp okumaya başladım.
BİR YILLIK EVLİLİK ANLAŞMASI
_ Bu bir yılın içinde hiç bir yere izinsiz çıkmayacağım.
_Anlaşmadan cayarsa bir milyon dolar ödeyecek.
_Anlaşmanın görevi gereği Mahi Arhan nın dediklerini yerine getirecek.
_Hafta da 2 gün salı ve çarşamba günü tek dışarı çıkacak.
_Mahi Arhan nın katıldığı davetlere sorunsuz katılacak.
_Sözleşmeden ücüncü kişilere bahsedilir se sözleşme iptal olup 2 milyon dolar ödeneceğine.
_bir yılın sonunda Akça Arca ya 20 milyon dolar verilecek.
"Saçmalık bu böyle anlaşma mı olur, resmen beni kendine borçalandırıyorsun!" Dedim ayağa kalkarak.
" sözleşme kurallarına uyarsan borçlanmazsın, hayatında hiç görmediğin kadar bir ücret de alırsın"
"Sen beni resmen parayla satın alıyorsun farkındamısın bilmiyorum ama, ben satılık değilim"
"Nasıl istersen öyle anla ama benim karım olacaksın demiştim sana, ya zorla ya isteyerek, zorla olan kısmı sana açıklamıştım dimi"
"Allah belanı versin Mahi, zorla bana hiçbirşey yapamazsın!"
"İstersen deneyip görelim" ayağa kalkmasıyla bir adım geriledim.
"T-tamam gelme imzaliycam!" masadan kalemi alıp ismimin altına hemen bir imza atıp kağıdı yüzüne fırlattım, ardından üzerine doğru adımlayıp omuzlarımı dikleştirip yüzüne baktım.
"Manyak herif" tıslarcasına yüzüne doğru söyleyip bir şey demesini beklemeden ,hızlı adımlarla yukarı odaya doğru gittim, içeriye girer girmez kendimi yatağa atıp, ağlamaya başladım resmen satın almıştı beni.
Bir yolunu bulup ilk fırsatta kaçıcaktım, hangi devirdeydik ya! Birde yirmi milyon diyordu piç.