Bir insanın yıkılışı anlatılabilir miydi? Ya da her yıkılış birbirinin aynısı mıydı? Devran yıkılmıştı, ne sağa ne sola olduğu yere çökmüştü. Aklının anladığı ama asla sindiremediği o anlar sinir sisteminin çalışmasına maniydi. Uyuşmuştu, elleri ayakları, tüm teni. Hayatı boyunca böyle bir duygu yaşamamıştı. Bütün tüyleri diken dikendi, hissettiği korkuya daha önce rast gelmemişti, keşke daha da gelmeseydi ancak şu görünen karşısında başka bir durumun akla gelmesine hiç imkan yoktu. Yalanlamanın çözüm olacağını bilseydi, sonsuza dek bunu konuyu kapatabileceğini bilseydi hemen l-şimdi yalanlardı. Yapamazdı, bunu kimin yaptığını öğrenmeden, cezasını kesmeden yok sayamazdı. “Karını, başkası karısı yapacak!” Hiç edepsiz bir kelime yoktu cümle de. Manası ise o kadar edepsiz, haysiyetsiz

