Yemekten sonraki günler, konakta yüzeyde bir sükunet, derinde ise fırtınalar vardı. Berfin, görünürde bir değişiklik yapmamıştı. Zehra’ya karşı ne daha sert, ne de daha yumuşaktı. Soğuk, kusursuz bir nezaketi koruyordu. Ancak Zehra, hizmetkarlar arasındaki titreşimlerden, bakışlardaki küçük kaymalardan, anlık sessizliklerden onun etkisini hissediyordu. Sanki Berfin, duvarlara sinmiş, havaya karışmıştı. Zehra ise sessiz gözlemlerine devam ediyordu. Ahmet Usta’nın getirdiği liste elindeki en değerli bilgiydi. Demir’in mide rahatsızlıkları, şiddetli baş ağrıları, alerjileri, iş yoğunluğu arttıkça tükettiği sigaralar, kahve bağımlılığı… Her madde, onu anlamak için bir kapı aralıyordu. Fakat bu kapıları aralarken, içine sızmasını beklemediği bir duygu da baş gösteriyordu: Sahiplenme. Bir çarş

