Ofisin kalın ahşap kapıları, Demir’in öfke dolu sesini tam anlamıyla gizleyemiyordu. Zehra, koridorda, elindeki kahve tepsisini tutarak duraksadı. Ayak seslerini yutmuş kalın halıların üzerinde, kapıya bir adım daha yaklaştı. İçeriden, Berfin’in buz gibi sakin ve keskin bir tonda konuştuğu duyuluyordu: “…O müteahhit ile görüşmen, büyük bir hataydı, Demir. Daha en başında uyarmıştım seni. Adamın arkasında kimler var, biliyor musun? Şimdi ortaya çıkan bu enkazı, tek tek temizlemek zorundayız.” Berfin’in sesinde azarlama değil, soğuk bir gerçeklik vardı. “Endişelenme. İhtiyacın olan tüm belgeleri biliyorum. Yarın sabah ilk iş avukatla birlikte hallederim. Sen, diğer taraftakilerle görüşmeye devam et; şu an en çok onların güvenine ihtiyacımız var.” Derin bir sessizlik oldu. Sonra Demir’in s

