Terzi çekip gittikten sonraki gün, Zehra'yı yeni bir ritüel bekliyordu: yemek masasında Demir'in karşısına oturmak. Akşam yemeği, aşiret konağında her zaman resmi bir tören gibiydi. Berfin, Demir'in sağında, geleneksel yerini alırdı. Sol taraf ise boş kalırdı. Ta ki Zehra gelene kadar. Yemek salonu, ağır ahşap oymalarla süslü, tavanı yüksek, soğuk bir odaydı. Uzun masanın başında Demir oturur, diğerleri onun otoritesini kabul edercesine sıralanırdı. O akşam, Zehra kapıdan girdiğinde, tüm gözler üzerindeydi. Kulağında, Demir'in gönderdiği gri kehribar küpe vardı. Kadife elbisesi henüz dikilmemişti, ama o küpe, onun masadaki yerini işaretliyordu. "Gel, Zehra," dedi Demir, sesi odayı dolduran sakin bir güçle. Solundaki boş sandalyeyi işaret etti. Zehra adımlarını atarken, Berfin'in bakışla

