Konak, gergin bir kutlama havasıyla doluydu. Demir Ağa’nın Zehra ile evlenmesi, sadece bir düğün değil, aynı zamanda Berfin’in statüsünü resmen "ilk eş"ten "sözde eş"e dönüştüren bir halka açıklamaydı. Aslında gerçek, perdenin ardındaydı: Demir ve Berfin’in evliliği, tamamen aşiret baskısı ve siyasi bir zorunluluktu, aileler tarafından uygun görülmüş bir ittifaktı. Nikah kıyılmış, tören yapılmıştı ama Demir, kalbini asla vermediği gibi, bedenini de ona hiç sunmamıştı. Aynı çatı altında, ayrı odalarda, bir anlaşma gereği birlikte yaşıyorlardı. Berfin, bu rolü gururla ve acıyla oynamış, konak ve aşiret işlerinde Demir’in sağ kolu olmuştu. Ta ki Zehra gelene kadar. Zehra ise tüm bunlardan habersiz, kendisinin "ikinci eş" veya "kuma" olarak geldiğini düşünüyordu. Demir’in ona olan tutkulu aşk

