Önce tek tük düşen damlalar, saniyeler içinde hırçın bir sağanağa dönüştü. Antonella kıpırdamadı. Terasta, ay ışığının altında pembe saten elbisesiyle bir heykel gibi durmaya devam etti. Yağmur, pembe kumaşı saniyeler içinde koyulaştırdı, dantelleri ağırlaştırdı. Yağmur damlaları, Armando’nun tokat attığı sızlayan yanağına çarptıkça cildini soğutuyordu. Yüzündeki kan izleri, yağan suyla beraber boynuna, oradan da Armando’nun taktığı o kan kırmızısı yakut kolyeye doğru süzüldü. Su ve kan, kolyenin üzerinde birleşip yere damlıyordu. Antonella başını yukarı kaldırdı ve gözlerini kapattı. İçeriden hala vals müzikleri ve kahkaha sesleri geliyordu; babasının az önce kendisine saldırdığını bilen ve yardım etmeyen sesi duyuluyordu.Calino’nun sesi, neşeli bir kadeh kaldırma törenine karışıyord

