O dilsiz, ürkek kız gitmiş; yerine şömine ateşinin turuncu ışığında parlayan, adeta mermerden yontulmuş canlı bir heykel gelmişti. Armando, yıllarca savaş meydanlarında sertleşmiş kalbinin, Antonella’nın bu doğal ve savunmasız güzelliği karşısında nasıl hızla çarptığına şaşırdı. Armando kitabı yavaşça kucağına indirdi. Artık okuyormuş gibi yapmasına gerek kalmamıştı. Bakışları, Antonella’nın uzun boynundan aşağıya, ocağın ateşiyle parlayan omuzlarına ve her hareketinde bir su dalgası gibi kıvrılan vücuduna odaklandı. Kızın güzelliği, bu karanlık ve kasvetli malikaneye ait olamayacak kadar saftı. Antonella, bir an için arkasında hissettiği o yoğun bakışların ağırlığıyla duraksadı. Elindeki bezi sıktı, omzunun üzerinden hafifçe geriye baktığında Armando’nun kendisine hayranlıkla, neredey

