Malikaneye gelen özel öğretmenler, dilsiz bir kızın müziğe bu kadar duyarlı olmasına şaşırmışlardı. Antonella, kelimelerle anlatamadığı her şeyi piyanonun tuşlarına döküyordu. Parmakları artık daha zarif, duruşu daha dikti. Köydeki kursta da işler yolunda gitmişti. Antonella, bir ayın sonunda ilk gerçek elbisesini dikmeyi başarmıştı: Kendi ten rengine çok yakın, dökümlü ve zarif bir elbise. İğneyi her batırışında, kumaşa kendi ruhundan bir parça eklemişti. Akşamları, malikanenin o devasa ve soğuk salonları yerine mutfaktaki büyük şömine tercih ediliyordu. Maria ve Giuseppe, bu dilsiz kızı kendi evlatları gibi benimsemişlerdi. Giuseppe, eski bir gramofonu kuruyor; cızırtılı ama neşeli melodiler mutfağı dolduruyordu. Antonella, öğrendiği dans figürlerini Maria ve Giuseppe ile sergiliy

