Calino, üzerindeki kanlı ve karlı kıyafetlerin ağırlığıyla kendi odasına doğru yürüdü. Her adımı yorgun ama kararlıydı. Alda, ipek sabahlığının eteklerini yerlerde sürüyerek, adeta bir gölge gibi hırsla peşinden geliyordu. Odaya girdikleri an, Alda kapıyı sertçe çarparak kapattı. "Bana cevap vereceksin Calino!" diye bağırdı Alda. "Bir hizmetçi parçası için karını yatağında yalnız bıraktın! Onun bacaklarını temizlemek, çarşaflarını değiştirmek senin işin mi? Bu malikanede onlarca hizmetçi varken neden sen?" Calino, aynanın karşısına geçip ıslanmış gömleğinin düğmelerini tek tek açmaya başladı. Yüzünde buz gibi bir ifade vardı. Alda’nın histerik sesine karşılık, sesi mezar kadar derin ve sakindi. Calino arkasını dönmeden, aynadaki yansımasıyla karısının gözlerinin içine baktı: "O 'h

