"Sana ruhumu açıyorum!" diye kükredi Armando aniden. Sesindeki hırıltı, yerini saf bir öfkeye bıraktı. "Ölümden dönmüş bir adam sana hayatta kalma sebebinin sen olduğunu söylüyor ve sen... Sen hala o lanet olası duvarın arkasına mı saklanıyorsun?" Antonella yine konuşmadı. Sadece bakışlarını yere indirdi. Bu boyun eğmiş ama aslında meydan okuyan sessizlik, Armando’nun içindeki sabır zincirini kopardı. Yaralı omuzundaki keskin acıyı umursamadan, sağlam eliyle komodinin üzerindeki tepsiye korkunç bir darbe indirdi. GÜM! Porselen kase taş zemine çarparak bin parçaya bölündü. Sıcak çorba ve ilaç şişeleri odanın her yanına saçıldı; cam kırıkları Antonella’nın eteklerine kadar sıçradı. Odada yankılanan o şiddetli ses, aşağıda yemek yiyenlerin çatal bıçak seslerini bir bıçak gibi kest

