Bölüm 15: İlk Aşama Kuralları ve İlk Parşömen

1226 Words
"Bundan sonrasını siz açıklarsınız." Elder katılımcı kayıt görevlilerine konuşarak turnuva heyeti arasındaki yerine geri döndü. Gri elbiseli elder heyet koltuğuna oturduktan sonra diğer elderlerle konuşmaya başladı. "Bu yıl oldukça şanslısınız ortaya beş elementalist ve bir gök büyücü çıktı." Kelimelerini bitirirken gülümsüyordu. "Doğru ya kardeş Cheng sizin loncanız sadece ruh büyücülerini loncasına alıyordu." Cheng elderin sağındaki elder konuşmuştu. "Aynen öyle kardeş Thao. Yani beş elementalist ve bir gök büyücü sizin üç loncanıza gidecek." Elder Cheng kardeş Thaoya gülümsemesini sürdürerek baktı. "Neden hiç başka gelişimci türü almıyorsunuz. Hep merak etmişimdir" Elder Thao, elder Cheng'e her zaman merak ettiği soruyu sordu. "Bunu Lonca ustasına bir keresinde bende sormuştum. Fakat pozisyon ve gücümden dolayı bunu bilmeme gerek olmadığını söylemişti. " Cheng Elder cidden bu konu hakkında hiç bir şey bilmiyordu. "Siz seyirci ve katılımcılara açıklama yaparken biz üç lonca da kendi aramızda bir karar aldık. Seçtiğiniz ilk iki ruh büyücüsüne karşı itiraz etmeden sizin loncanıza gitmesine karar verdik." Elder Thao, Cheng elderin bulunduğu Şeffaf ruh loncasına bir jest yapmak için diğer 2 loncayı da ikna etmişti. "Teşekkür ederim kardeşler. O halde şimdi turnuvaya odaklanalım" Elder Cheng bu söz üzerine biraz daha iyi hissetmişti. Heyet elderleri kendi arasında konuşurken Zeng, Chen Elderin yaptığı açıklamayı ve gösterdiği parşömeni düşünüyordu. "90 kişiye 20 parşömen. Yani her takımdan 70 kişi bu aşamada elenecek. Bu aşama ormanda yapılacak. Ben küçüklüğümden beri Jianta'nın yanında büyüdüm. Bu iş benim için kolay olacak. Ağaçları kullanmalıyım." Zeng Turnuvanın ilk aşamasının ormanda gerçekleşeceğini duyduğunda avantajlı hissetmişti. Jianta Zeng'i küçükken ormanda sık sık bırakarak eve dönmesini isterdi. Zeng Jianta'nın yanına geri dönmek için genellikle ormandaki ağaçları kullanıyordu. Böylesinin daha güvenli olduğunu keşfetmişti. "Peki hala artık siz dört grubun hakemleriyiz. Grup A buraya gel." Hakem Lixian gerekli açıklamayı yaparak grup A yı önünü işaret ederek çağırdı. "Grup B buraya gel." "Grup C buraya gel." "Grup D buraya gel." Lixian grup A'yı yanına çağırdıktan sonra diğer üç hakem aynı anda diğer grupları yanlarına çağırdı. "Şimdi her grup bizi takip etsin." Hakem Lixian gruplar toplandıktan Gruplara sesini iletmek için bağırdı ve ormana doğru aynı anda diğer hakemlerle beraber yürüdü. Zeng ve B grubu diğer A, C ve D gruplarıyla hakemlerin peşinden yürümeye başladı. Hakemleri takip eden gruplar bir süre ormana doğru ilerledikten sonra hakemlerin durduğunu görünce durdu. "Şimdi iyi dinleyin. Turnuva alanı arkamızda yani güney de kaldı. Orman alanlarınızın sınırları flamalarla belirlenmiştir. Bu flamalarla belirlenen alanlar; kuzey, kuzey batı, kuzey doğu ve doğu yönleridir. A grubu kuzey alanına, B gurubu kuzey batı alanına, C grubu kuzey doğu ve D grubu doğu alanının içindeki parşömenler için yarışacaktır. Hakem Derv gruplara alanları açıkladı. "Kurallara gelirsek. Diğer grupların orman alanına girerseniz diskalifiye olursunuz. Birini öldürürseniz veya ölümcül bir şekilde yaralarsanız diskalifiye olursunuz. Parşomenleri açıp mührü kırarsanız diskalifiye olursunuz. Parşömeni alıp grup alanınızdan çıkıp diğer grup yarışmacılarıyla karşılaştığınızda onları geciktirmeye çalışıp veya yaralarsanız Diskalifiye olursunuz. Son kural aynı grup üyeleri için değildir ve Aynı grup üyeleri heyet elderinin gösterdiği noktaya ulaşana kadar parşömen için rekabet edebilir. yaklaşık iki tütsü süresi zamanınız var. Sorusu olan?" Hakem Derv'in açıklamasından sonra Hakem Krito kuralları açıkladı. "Peki birden fazla parşömen alırsak veya iki buçuk tütsü süresi içinde 20 parşömen alan kişi heyet elderinin gösterdiği alana ulaşamazsa ne olur?" C grubundan bir katılımcı soru sordu. "Birden fazla parşömen alabilirsiniz! bu sizin için zaman kaybı olsa da itirazımız yok. Diğer soruna gelirsek mesela C grubundan belirtilen süre içinde aşamayı tamamlayan 15 kişi çıktı. Bu durumda 15 kişi geçer. 20 kişi sınır olarak koyuldu. Başka sorusu olan." Hakem Krito katılımcının sorusuna açıklama getirdi. "Kimse yok mu? O halde süreniz başladı." Hakem Krito kimsenin sorusu olmadığını görünce ilk aşamayı başlattıktan sonra diğer hakemlerle beraber Turnuva seçim alanına doğru yürümeye başladı. Zeng'in grubu ve diğer tüm gruplar hakemlerin turnuva alanına yürüdüğünü görüne hızlıca kendi orman alanlarının içine doğru koşmaya başladı. Zeng herkes gözden kaybolana kadar olduğu yerde bekledi. Zeng herkesin gözden kaybolduğu zaman kendi alanına doğru hareketlendi ve en yakın ağaca tırmanmaya başladı. "Ağaçları kullandığımı fark etmesinler diye bekledim. Umarım bunun için pişman olmam" Zeng ağaca tırmandıktan sonra etrafı gözlemlemeye başladı. "Etrafta bir şey görünmüyor! Acele etmeliyim" Zeng diğer katılımcıların ormanda gözden kaybolacak kadar yol aldıklarını düşündü. Sarmaşıklar ve uzun kalın dallar yardımıyla ağaçlar üzerinde yol almaya başladı. Şuan ormandaki tüm grup ve katılımcılar orman alanlarının çeşitli yerine dağılmıştı. Herkes gizlenirken parşömenleri aramakla meşguldü. Şuan için birbirleriyle savaşmanın diğer katılımcılara avantaj sağlayacağı aşikardı. Zaman bu şekilde hızlıca akıp giderken birinci aşama başlayıp gruplar ormana dağılalı yaklaşık bir tütsü süresi zaman geçmişti. Henüz kimse bir parşömen bulamamıştı. Herkes bu konu hakkında ufak ufak gerilmeye başlamıştı. "Ağaç üstünde baya yol kat edip bir kaç kişi görmeme rağmen kimsenin elinde parşömen parçası bulamadım." Zeng tüm süreç boyunca ağaçlar üstünde ilerleyip çevresindeki durumu değerlendirdi. Zeng bu durumu düşündükten bir çay süresi zaman sonra A grubundan bir şeytan sürücü gelişimcisi ilk parşömeni buldu. Kimseye belli ettirmediğini düşünerek parşömeni aldı. "Güzel senin bir parşömen bulacak kadar şanslı olduğunu biliyordum. Şeytan sürücüsü." Bir başka şeytan sürücüsü parşömeni bulan şeytan sürücüsünü gizliden gizliye takip ediyordu. "Se.. sen de nerden çıktın? Ne diye beni takip ediyordun?" Parşömeni alan şeytan sürücüsü duyduğu ses üzerine irkilerek arkasına baktı. "Heyet elderi açıklamasını yaparken senin Bronz sınıf bir kurt burunlu ayı ruhuna sahip olduğunu sadece burnunun özelliğini devraldığında anladım. Herkes heyet elderini izlerken ben grubumu izleyerek heyet elderini dinliyordum. Bir avantaj sağlarım diye düşünmüştüm. Haklı çıktım anlık olarak parşömeni koklamıştın. ehehe" Şeytan sürücüsü gülerek zekasını gösterir bir açıklama yaptı. "Peki seni nasıl fark etmedim ben." ben bronz tipi salamender ruhuyla anlaşmalıyım. Ortama uyum sağlar ve büyü gücünü gizler. "Anladım. O halde savaşta pek iyi değilsin. Gel bakalım." Parşömeni bulan şeytan sürücüsü kendisini izleyen şeytan sürücüsünün ne tür bir seytan ruhuyla anlaşma yaptığını öğrenince zayıflığını anlamış oldu. Gizlenme de ustalaşmış şeytan ruhları başa baş mücadelede zayıftı. "Seninle savaşmama gerek yok. Sahip olduğum salamender ruhunun dili sersemletici bir etkiye sahip olan tüy ruhudur? İşin çoktan bitti. Yoksa sana bu kadar açıklama yaparak seni oyalar mıydım?" Salamender şeytan sürücüsü kendi zekasını överek bir kez daha güldü. "Yani yani diyorsun ki...." parşömeni alan şeytan sürücüsü afallamıştı. "Evet o parşömeni fark ettiğini anlayınca. Sen parşömeni alırken önüne geçerek şeytan ruhumun tüy dilinin zehirli toksinini önündeki havaya doğru tükürdüm. Parşömen bulmanın heyecanına çok kapıldığın için fark etmedin bile asla gardını indirme. Artık sersemlemek üzersin bu süre bir kaç on nefes olmasına rağmen bana yeter." Salamender ruhu sürücü tavşan yakalamış bir aslan gibi karşısındaki şeytan sürücüsüyle dalga geçiyordu. Salamender şeytan sürücüsü son cümlesini bitirdiği an parşömeni alan şeytan sürücüsü sersemlemiş, eli ayağı boşalmış ve olduğu yere düşmüştü. Sadece konuşmaya dermanı kalmıştı. Rakibinin sersemlediğini fark eden salamender şeytan sürücüsü ise hızla rakibine yaklaşarak parşömeni rakibinden aldı. "Seni adi pislik... Mertliğin veya onurun hiç yok." Parşomeni alınan şeytan sürücüsü sadece konuşabildi. "Bu savaş dünyası ilk kural hayatta kalmak bunu bilmiyorsan kaybetmeye ve ölmeye mahkumsun. Bu yarışmada öldürmek serbest olsaydı şuan çoktan ölmüştün." Salamender şeytan sürücüsü kibirli bir şekilde cevap verdi. "Dediğin doğru. Hayatta kalmak ilk kural öyleyse...." sersemlemiş halde konuşmaya devam etti. "Koşun birisi parşömen buldu. Birisi parşömen buldu." Bağırarak Salamender sürücüsüne baktı ve gülmeye başladı. "O parşömenin sana yâr olmasına izin vermem." "Aptal." Salamender şeytan sürücüsü tek bir kelime söyledikten sonra yavaş yavaş ortadan kaybolmaya başladı. Sahip olduğu şeytan ruhunun özelliğini kullanarak ortama uyum sağlamış ve görünmez hale gelmişti. "İyi ki turnuvaya katılmadan önce broz seviyeden gümüş seviyeye geçebildim. Aksi halde Salamender ruhumun ortama uyum sağlama özelliğini kullanamazdım." Salamender şeytan ruhu kullanıcısı gümüş seviyeye geçmek için bir yıl boyunca çalışmanın meyvesini almaktan oldukça memnun olarak bulunduğu yerden ayrıldı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD