Bölüm 5: Gelişimci Tohumu

1341 Words
"Hem yardım etmedim ki o adama keltoş deyip sinirlendirdim sadece." "Olsun diğerleri bunu bile yapmadı. En azından cesursun Zeng." Thinker kendisini destekleyen bu çocuğun cesaretini oldukça beğenmişti. "Onlara böyle kafa tutabildiğine göre. Arkan sağlam olmalı hangi loncadansın." "Benim bir loncam yok abla. Buraya bir loncaya katılmak için geldim zaten. Bir hafta sonra dört loncanın seçmeleri varmış. Mutlaka biri beni seçecektir." "Loncan yok mu? O halde hangi ailedensin? Ailen nerede onların yanına götüreyim seni" "Benim ailem ben küçükken ölmüş. Daha Sonra Jianta beni yanına almış." "Anladım peki Jianta nerede onun yanına götüreyim seni." Thinker Zeng için gerçekten üzülmüştü. Kendisi gibi Zeng'in de hiç ailesini tanımamasının acı verici olduğunu düşünüyordu. "Jianta da öldü. Hem ölmese ve onu görsen bence çok korkardın." Zeng Thinker'ın Jianta'yı gördüğünü gözünde canlandırıp gülümsüyordu. "Neden korkayım Jianta da senin benim gibi bir insan. İnsanlardan kolay kolay korkmam ben." "Hayır Jianta bir insan değil. Benim moruk bir ejderha." "E. ejderha mı? Kafanı bir yere mi vurdun Zeng ejderha ne demek." Thinker Zeng'in ya deli olduğunu düşünüyordu ya da gerçekten kafasını bir yere vurmuş olduğunu. "Cidden doğru söylüyorum o bir ejderha ve kocamandı beni kendisi büyüttü. Bildiğim her şeyi öğretti. Beni koruyup, karnımı doyurdu ve bana bir baba gibi davrandı. Sık sık onun oğlu olduğumu söylerdi. Bir kaç gün öncede bana görevini devretmek için kendisini öldürüp kalbini bana verdi yaşlı moruk. Sonra beni buraya gönderdi. Güçlenip ona verdiğim sözleri tutmamı istedi." Zeng ciddi ve üzgün bir ifadeye kapılmıştı. "Peki ne için bana yardım ettin. O adamları yenebilecek kadar güçlü olduğun görünmüyor." Thinker Zeng'in üzgün halini görünce ona inanmasa da konuyu değiştirmek istedi. "Gerçekten onları yenebileceğimi yada bir kaç nefes onların karşısında dayanabileceğimi sanmıyordum. Fakat dediğim gibi moruğa birkaç söz verdim ve bunlardan biri asla zalim yada korkak olmamak. Ölecek olsam bile Korkak olarak ölmeyeceğim. Havalı insanlar sözlerini tutar. Bir kere bile korkup geri çekilirsem ona olan sözümü tutmuş sayılmam bence." Zeng ne olursa olsun verdiği sözleri tutacaktı. "Peki peki. Tuhaf bir çocuksun zeng. O halde gelişim türün nedir. Ne tarz bir büyücüsün. " Thinker Zeng'in şuana kadar nasıl bir gelişim yaptığını merak etmişti. Zeng onun dediğine göre bir ejderha tarafından büyütülmüştü ne de olsa. "Ben şuana kadar hiç gelişim yapmadım. O yüzden ne tür gelişimci olduğumu henüz bilmiyorum." "Bu zamana kadar hiç gelişim yapmadın mı? Neden senin Ejderha sana bir şey öğretmekten mi korktu yoksa ehehe" Thinker Zeng'in cevabı üzerine yanındaki çocuğun gerçekten hayal dünyasında yaşadığına emin olmuştu. "Bende bunu bir keresinde ona sordum ama bana zamanı geldiğinde anlayacağımı söyledi. Fakat hâlâ anlayamadım açıkçası." Zeng şuana kadar Jianta'nın kendisine neden hiç gelişim türü öğretmediğini gerçekten merak ediyordu. "Neyse dur. Bir üstümü değiştireyim." Thinker Zeng'in omuzunu bırakarak yakınlarda bulunan bir giyim tezgahına doğru gidip kendisine hızlıca yeni bir elbise alıp üstünü değiştirdikten sonra tekrar Zeng'in olduğu yere doğru geldi. "Zeng aklıma bir fikir geldi ama kabul edip etmemek sana bağlı." "Ne fikri Thinker abla." "Hangi gelişim türüne uygun olduğunu belirlemek için sana bilgi küresi alalım böylece ne tür bir gelişimci olduğunu öğrenebilirsin" Thinker Zeng'in cesaretine karşılık bir şeyler yapma gereksinimi duyuyordu. "İşe yaramaz ben denedim. Hangi gelişim türüne yatkınlığım bilinmiyor veya küre için bilgiler yetersizmiş." Zeng masum bir ifadeyle cevap verdi. "Anlıyorum. O halde sana direk Gelişimci tohumu alalım. Biraz pahalıdır ama işini görür." Thinker gerçekten Zeng'e yardım etmeye karar vermişti. "Gelişimci tohumu da ne?" "Çocuklar 7 yaşına geldiğinde bilgi küreleri işe yaramazsa Gelişimci tohumu yöntemi uygulanır. Yani ne tür gelişime yatkın olduğuna doğa karar vermiş olur. Bunun için tohumu gömmen lazım açılan çiçeğin rengine göre nasıl bir gelişimci olman gerektiğini öğrenebilirsin. Biraz pahalıdırlar ama sorun yok." "Peki deneyelim. Bende gerçekten ne tür gelişimci olduğumu oldukça merak ediyorum." Zeng sonunda nasıl bir gelişimci olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyordu. "O halde simya tezgahına gidelim." Zeng ve Thinker beraber simya tezgahının bulunduğu alana doğru yürümeye başladı. Yaklaşık 5 dakika sonra en yakın simya tezgahının önünde durdular. "Elinizde hiç Gelişimci tohumu var mı?" Thinker uzun saçlı bayan tezgahtara baktı. "Tabi ki Hangi kalite istiyorsunuz. fiyatlar 7 yeşil ruh cevherinden 32 yeşil ruh cevherine göre değişiyor." Uzun saçlı tezgahtar alıcı bir müşteriye karşı ilgiliydi. "Hmm bilgi küresinin işe yaramadığını söylemişti. Sanmıyorum ama anlattıkları belki gerçek olabilir." Thinker Zeng'e doğru bir bakış attıktan sonra "En Kalitelisini istiyoruz." En pahalı tohumu aldı. "Buyurun lütfen. Başka bir şey lazımsa çekinmeden söyleyin." Tezgahtar en kaliteli gelişimci tohumu alan birilerine sık sık denk gelmiyordu. Özellikle böyle düşük bütçeye sahipler için kurulan bir pazarda. "Hadi gidelim Zeng" "Burada denemeyecek miyiz?" "Tabi ki hayır öyle ortalık yerde olmaz sonra başımıza türlü türlü dert almak durumunda kalabiliriz." "Peki nereye gidiyoruz?" Zeng nereye gidebileceklerini merak etmeden duramadı. "Tabi ki benim loncama." Thinker gülümserken yola koyulmuştu bile "Senin loncan mı var? Hangi loncadasın sen? lonca da işler nasıl işliyor." Zeng Thinker'ı takip ederken heyecanlanmıştı ilk defa bir lonca görecekti. "Yıldız ışığı Loncasından bir iç öğrenciyim. " İkili lonca hakkında sohbet ederek Thinker'ın loncasının yolunu tutmuştu. "Peki abla, iç öğrenci nedir?" "Loncada işler şöyle yürür. Loncaların genelinde sırayla dış öğrenci, İç öğrenci ve çekirdek öğrenciler vardır. Yeteri kadar güçlendiğinde dış öğrencilikten iç öğrenciliğe yükselirsin, daha sonra da çekirdek öğrenciye." "Peki çekirdek öğrenciden sonra ne oluyor?" "Eğer gerekli şartları karşılarsan Elder pozisyonuna yükselebilrsin." "Elder nedir peki?" "Elder lonca öğrencilerine gerektiğinde ders veren, lonca yönetiminde katkıda bulunan ve öğrenciler arasındaki düzeni sağlayan kişilerdir. Lonca içinde sözlerinin bir ağırlığı vardır." "Bu çok havalı bir lonca görmek için sabırsızlanıyorum. Bir hafta sonraki seçimlerde kesin bir tanesine gireceğim. Eğer olursa senin loncana girmek isterim abla. Sen iyi birisin gözlerinden anlaşılıyor." "Gözlerimden mi?" Thinker'ın yanakları bir an için kızardı. "Umarım loncama gelirsin ne de olsa bana yardım etmeye çalıştın oldukça cesursun. Cesur insanları severim. Neyse geldik işte." "Bu bir lonca mı? Hayal ettiğimden daha küçük bir binası varmış." Thinker lonca binasının diğer binalarla aynı boyda olduğunu görünce biraz tuhaf hissetmişti. "Hayır bu bina loncaya ait binalardan biri ve önümüzdeki bina ana binadır. Çevresindeki 16 bina da bizim loncamıza ait." "Yani bu sağdaki ve soldaki toplam 16 bina sizin loncanızın mı? Bu çok havalı. Aynı pelerinim kadar havalı." "Pelerinin mi? Her neyse gel hadi Loncanın ormanına gidelim. Orada Gelişimci tohumunu senin için test edebiliriz." Zeng ve Thinker loncanın kapısında duran dış öğrencilerin onayıyla beraber loncanın ön bahçesinden geçip loncaya ait arka alana doğru yürümeye başladılar. Yaklaşık yarım tütsü süresinde yürüdükten sonra ormanın bulunduğu alana geldiler. "Vay canına koca orman sizin loncanız mı yani? Peki ama etrafta neden kimse yok." "Evet hepsi bizim loncamızın. 9. Elder bir duyuru yapacaktı. Tüm öğrenciler oraya toplanmış olmalı." "Anladım abla o halde başlayalım mı artık?" "Biraz daha ileri gidelim. ormanın iç kısmı daha iyi olur." "Peki. " Thinker ve Zeng tekrar ormanın içine doğru yürümeye başladılar. Bu ormanda Zeng'in daha önce görmediği bir kaç çeşit ağaç vardı ve ilgisini çekmişti. "Tamam burası iyi. Benim gelişimci tohumumda burada. Bak oradaki iki metrelik sarmaşık benim tohumumdu. Senin gibi bana da bilgi küresi yetersiz gelmişti. Böylece Gelişimci tohumunu kullanarak ne tür bir gelişimci olduğumu öğrenmiştim. Benim tohumum 16 çiçek açmış ve çiçeklerin %80 i mavi renkte olduğu için Şeytan sürücüsü olmuştum." "Yani açan çiçeğin rengine göre uygulamam gereken gelişimci türünü belirliyor." "Evet ve tohumunun ne kadar büyük olduğuysa gelecek potansiyelin o kadar umut sağlıyor." "Anladım abla. Peki tohumu nasıl kullanacağım." "Tohumu göm ve bir damla kanını üstüne akıtırken adını ve soyadını söyle." "İyi de abla benim soyadım yok?" "Hmm o zaman soyadın Dragel olsun. Ejderin eli anlamına geliyor" "Ejderin eli demek. Sevdim o halde bundan sonra ben Zeng Dragel" Zeng yeni soyadından oldukça memnun bir şekilde tohumu gömdükten sonra parmağını kesip bir damla kanını gömmüş olduğu tohumun üzerine damlatmıştı. "Sana olan sözlerimi mutlaka tutacağım Jianta. Göreceksin bana verdiğin kalbinle artık her zaman benimlesin sadece izle." Zeng'in aklında Jianta'nın kalbini çıkardığı ve kendisiyle birleştirdiği sahne canlanmıştı. "Abla ne zaman büyüyecek bu tohum?" "Bekle büyümek üzere sabırsız olma." Zeng ve Thinker sessizliğe bürünüp Zeng'in gömdüğü tohumun büyümesini bekliyorlardı. Açıkçası Thinker da Zeng kadar heyecanlıydı. Önündeki böyle cesur bir çocuğun potansiyelinin ne kadar olduğunu görmek istiyordu. Bir çay süresi sonra bulundukları alan ufak bir sarsıntı gerçekleştirdi. Gömdükleri tohum bir yeşil bir fide verdi ve daha sonra yavaş yavaş büyümeye başladı. Zeng Heyecanla tohumunun büyümesini izliyordu. Biliyordu ki ne kadar büyük olursa o kadar potansiyelinin olacağının farkındaydı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD