İntikam🌬🖤

352 Words
Gece, Rize’nin dağları gibi soğuktu. Ben ise o soğuğun içinde yanmaya devam ediyordum. On iki yıl önceydi. Evimizin bahçesinde annemin yasemin kokusu hâlâ havada asılıydı. Babamın gülüşü, küçük kız kardeşim Mina’nın kahkahası… Hepsi o gece bir anda küle döndü. Tekin Yıldırım’ın adamları kapıyı kırdığında ben on altı yaşındaydım. Yangın çıktı sandık önce. Ama yangın değildi. Kurşunlardı. Sessiz, profesyonel, temiz. Annem kapının eşiğinde kaldı, gözleri açık. Babam koltukta, elinde hâlâ sigarası. Mina… Mina’yı bulamadım bile. Sadece küçük ayakkabısını buldum, yanmış. O gece ben de öldüm. Ama küllerden kalktım. Adımı “Ateş” koydular. Çünkü o yangından sağ çıkan tek kişi bendim. Çünkü intikam ateşi içimi hiç söndürmedi. Çünkü Tekin Yıldırım’ın tahtını, adamlarını, hatta kızı Ela Yıldırım’ı bile yakıp kül etmek için yemin ettim. Yıllar geçti. Ilgaz ailesinin başına geçtim. Rize’nin gölgesinde, karanlığın içinde büyüdüm. Kimse bilmiyordu içimdeki yangını. Kimse… ta ki dün geceye kadar. Yiğit, Burak ve Kuzey’le Siyah Kapı’nın arkasında oturuyorduk. Masada viski, havada sigara dumanı. Yiğit güldü, “Iddiaya giriyorum. Tekin Yıldırım’ın kızı Ela’yı tavlayamazsaan… tam bir yıl boyunca bizim her dediğimizi yapacaksın Ateş.” Burak ekledi: “Ama şart var. Kızı âşık edeceksin. Gerçekten. Sonra da kalbini kıracaksın. Yıldırım’ın tek kızını mahvedeceksin.” Kuzey sessizdi. Bana baktı sadece. Ben viski kadehimi çevirdim. Dudaklarımda soğuk bir gülümseme. “Her şey geçerli,” dedim. Sesim kendi kulaklarıma bile yabancı geldi. Ama içimden başka bir şey geçti: Bu iddia değil. Bu intikamın ilk adımı. Ela Yıldırım… babasının en değerli varlığı. Onu elinden alacağım. Yavaş yavaş. Önce güvenecek bana, sonra sevecek… sonra paramparça olacak. Tıpkı Mina gibi. Ve o gece… Ilgaz House’un merdivenlerinde hayatımın en tehlikeli çarpışması oldu. Telefonuma bakarak iniyordum. Kafam hâlâ o iddiada, hâlâ o yangında. Köşeyi döndüm. Sert bir omuz. Yasemin kokusu… annemin kokusuyla karışmış, fırtınalı bir yasemin. Koyu kahve gözlerimle karşılaştı yeşil gözleri. Ela Yıldırım. Geri çekildi. Ben çekilmedim. Bakışlarım onu baştan aşağı değil, içinden geçti. O sessiz fırtınayı gördüm. O asi duruşu. O korkusuz yeşil gözleri. Ve o an anladım. Bu iş sandığımdan daha zor olacaktı. Çünkü Ela Yıldırım… sadece babasının kızı değildi. O da benim gibi yanıyordu. Ve ben… o ateşi söndürmek yerine, kendi yangınıma katmak istiyordum artık.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD