Sonbahar nazlı nazlı bizi terk etmeye hazırlanırken kış ayı soğuğunu bize bulaştırmak için acele ediyor gibiydi. Tene ürperti veren gece soğuğu hiçte azımsanacak türden değildi. Ama benim daha çok içim üşüyor, ruhum acı çekiyordu. Geçmişinde ne yaşadığını bilmediğim Edis bana hiçbir açık kapı bırakmamıştı. Her şey güzel olacak hissi üzerime can kırığı misali yağıyordu ve ben hüznün okyanusunun derinliklerinde boğulmak üzereydim. Edis anlayamadığım bir şekilde rahatsızlanmış elinin ayağının feri kaçmıştı. Tek tahminim şuydu. Özgür ona uzun süre sarıldıktan sonra Edis bir daha oturduğu yerden ayağa kalkamamıştı ve öylece sersem sersem oturuyordu. Tuna onun bu halini yadırgamadan ne yapacağımızı planladı ve Mine'yi, Umut götürecekti. Tuna beni eve bırakıp Edis'i almaya gelecekti ama onu yal

