(Düğün Gecesi Devamı) Hemen önümde diz çöküp hayranca dantelli kilota bakarken ellerimle neremi kapatacağımı şaşırmıştım. Asıl sürprizimi gördüğünde aklını yitirecek gibiydi. "Edis bana böyle bakma, çok utanıyorum." Benim üzerimde olan her hangi bir dantel çamaşır adamı kendinden geçiriyordu. Hâlâ bakıyordu. Ara ara kıpırdayan dudakları ile küfrettiği çok belliydi. Yana doğru dönüp banyoya yöneldim. Bana bağlı bir kukla gibi arkadamdan beni takip ediyordu. Soluklarımızdan başka ses yoktu ve şimdi açacağım suyla birlikte birde su sesi olacaktı. Eğilip duşa kabine uzanırken büyük elleri kalçamın iki yanını sıkıca kavradı! "Amına koyayım! Hayal görüyorum. Dövme değil demi bu? Güzelim kalçanın kenarında E mi yazıyor senin? Ben hayal mi görüyorum?" Evet dantelin sardığı sağ kalça kenarı

