Ferhat Demoğlu Karmakarışık duygularının arasında sıkışmıştım sanki. Ne önümü görebiliyordum ne de geriye dönebiliyordum. Kafamı karıştıran biri vardı. Sanki ona çok gıcık oluyor gibiydim ama başka bir şeyler de var gibiydi. Ondan nefret etmek isterken nefret edemiyordum. Ona tamamen sinir olmak ister kendi sinir olamıyordum. Ama ona... Ona dokunma isteğimi de körükleyemiyordum. Lanet olsun ki Sultan Şahindağ beni ve duygularımı altüst etmişti. Başa çıkamadığım bu duygulardan ötürü ondan uzak durmaya çalışsam da, şimdi kendimi yeniden o kebapçı dükkanın önünde bulmuştum. Yani onu çalıştığı dükkanın... “hay anasını satayım benim burada ne işim var ki? Zaten kız senden nefret ediyor Bir de aptal gibi yanına mı geliyorsun Ferhat aferin sana.” diye kendi kendime homurdanmaya ba

