Tüm aile hazır, Şerwan ve beni bekliyordu. Hilal’in yakın davranmaları karşısında ne yapmam gerektiğini bilemedim. Sabahtan beri aklımda tek bir korku vardı: Hilal’i kaybetme ihtimalim… Gider miydi? Gitmemeliydi. Ona bu kadar âşık olmuşken, tam mutluluğu yakalamış, karı koca olmuşken gitmemeliydi. Yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirip annemleri de alarak kına gecesine gitmek için konaktan ayrılırken yine adamlara gözlerini dört açmalarını söyledim. Arabaya geçip motoru çalıştırdım, gaza basıp yola çıktım. Yanımda duran Hilal’e bakarak yolu bitirdim. Annem ve halam, Miran’ı alıp indiler. Hilal dikkatle yüzüme bakıp: "Neyin var? Seni hiç böyle görmedim Welat." dedi. Zoraki bir gülümsemeyle, "Yok bir şey yavrum." deyip elimi yanağına koyup okşadım. "İşler karışmış biraz, ona canım sıkıld

